Bebek Bakımı Kategorisi için Arşivler

    Prematüre anemisi nedir, Tedavisi nasıl yapılır ?

    - Ekim 29th, 2010

    premature-anemisi-tedavisiHemopoetik sistem yani kan yapıcı sistem, vücuttaki tüm kan hücrelerinin üretiminden sorumludur. Fetüste de kan yapıcı sistem yoğun bir şekilde çalışmaktadır fakat erişkin insandan farklı olarak kemik iliği dışında karaciğerde de kan yapılmaktadır. Fetüsteki kan yapımının bir diğer farkı ise ürettiği hemoglobin molekülünden kaynaklanır. Fetüsün ürettiği hemoglobin (Hgb F) erişkin kanında bulunan hemoglobinden (Hgb A) daha farklıdır. Bebeğin doğumundan sonra Hgb F azalıp yavaş yavaş Hgb A artmaktadır.

    Ayrıca erişkinlerde de olduğu gibi bebeklerin alyuvar ömürleri de sonsuz değildir. Kandaki yaşlanan alyuvarlar ölürken yerine yeni alyuvarlar üretilmektedir. Ve yeni doğan bebeklerin alyuvar ömürleri erişkin insanların alyuvar özelliklerine göre daha kısadır. Prematüre bebeklerde ise bu durum daha vahimdir, alyuvar ömürleri normal bebeklere göre daha da kısadır ve yeni alyuvar yapımı ise daha yavaştır.

    Kemik iliğinde yeni alyuvar yapımını uyarıcı EPO adlı hormona ihtiyaç vardır. Prematüre bebekler doğduklarında EPO miktarı hafifçe düşer, kan yapımı da buna bağlı olarak yavaşlar. Ayrıca prematüre bebeklerden tetkikler için sık sık kan alınması da anemiyi şiddetlendiren bir başka faktördür.

    Sonuç olarak tüm bu sebepler bir araya geldiğinde prematüre bebeklerde anemi ortaya çıkar. Hafif anemi, bebekler için çok önemli olmazken ciddi anemilerde solunum yetmezliği ve kalp riski ortaya çıkabilmektedir.

    Prematüre anemisi Tedavisi:

    Bazı bebeklere kan nakli yapılması gerekmekteyse de, bazı bebeklere hastanede yattığı süre boyunca EPO verilmesi yetmektedir.

    Bebeklerde Pişik Tedavisi ve Korunma

    - Ekim 25th, 2010

    bebeklerde-pisik-tedavisiPişik, bebeklerde ve yenidoğanlarda en çok rastlanan sorunlardan birisidir. Ailelerin eğitimi ile pişikten korunma, pişik tedavisinden daha etkili bir yöntemdir.

    Bebeklerde pişik en sık 9 – 12 ay arası görülür. Bebeklerde pişik anüs bölgesinde başlar, kasık bölümü, penis bölümü, testis ve derisi, kız bebeklerde pişik büyük dudakların üzerinde kızarıklıkla ortaya çıkar.

    Bebeklerde pişik sorununun esas sebebi bebek bezidir. İdrar ve dışkının temas ettiği bebek bezi bölümleri nemli, karanlık ve ılık bir ortama sahiptir. Bu ortamında etkisi ile bebeğin cildi sıvıları geçirir.

    Bebeklerde Pişik Tedavisi
    Bebeklerde pişik tedavisi ve pişikten korunmak için, hafif tahriş olmuş cilt için önlem amaçlı olarak pişik kremi kullanabilirsiniz.

    Bebeklerde pişik tedavisi esnasında eğer bakteri enfeksiyonu veya mantar gibi durumlar söz konusu ise tedavi için krem kullanabilirsiniz.

    Pişik tedavisi esasında havalandırma önemlidir. Bebek uyurken bezi açık yatırılabilir.Eğer mümkünse pişik olan bölgenin güneş görmesi sağlanabilir.

    Bebeklerde Pişikten Korunma
    Bebeklerde pişikten korunmak için öncelikli olarak bebeğin cildinin nemli olmamasını sağlamanız gerekmektedir.

    Bebeklerde pişikten korunma için bebeğin altını sıklıkla kontrol edin. Bebek altını ıslattıktan hemen sonra altını değiştirin. Eğer bebekte tahriş varsa geceleri de altını değiştirmeniz gerekir.

    Bebeğinizin altını temizlerken ılık su kullanabilirsiniz. Bebeğinizin altını en iyi ılık su kullanarak temizlersiniz. Ardından iyice kurutmalı ve pişik kremi kullanmalısınız.

    Eğer bebeğinizin uykusuna çok engel olmuyorsa geceleri bezi açık uyutmaya çalışın. Eğer pişik başlamış ise bu havalandırma işlemini daha uzun tutmanızda fayda vardır.

    Bu yazı Bebek ve Gebelik sitesi için, bebeklerde pişik tedavisi, bebeklerde pişik nasıl geçer, bebeklerde pişik ve mantar, bebeklerde pişik nasıl tedavi edilir, bebeklerde pişik ve tedavisi, bebeklerde pişikten korunma hakkında genel bilgi vermek amacı ile yayınlanmıştır. İzinsiz kopyalanması ve kaynak göstermeden başka site ve medya araçlarında kullanılması yasaktır.

    Doğru Emzirme Yöntemleri ve Emzirme İpuçları

    - Mayıs 27th, 2010

    Kadıköy Şifa Suadiye Polikliniği Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Günay Ermergen annelere bebeklerini daha rahat ve kolay emzirmeleri için bilgi veriyor. 0-2 aylık dönemde bebekler ihtiyaçlarının anında karşılanmasını isterler. İçgüdüseldir, acıkınca ağızlarını açıp memeyi ararlar. Bebek sadece aç olduğu için değil; annesinin kucağına gitmek için de ağlar. Kendini onun yanında güvende, rahat ve iyi hisseder.

    Emzirme; sadece fiziksel – biyolojik beslenme değil, aynı zamanda ruhsal bir beslenmedir. Bebekle anne arasında karşılıklı duygusal bir beslenme söz konusudur. Emme sırasında anneyle bebek arasında duygusal bir alışveriş olur. Anne sütüyle beslemek, bebekle anne arasındaki psikolojik bağı güçlendirir. Bebeğinizi ilk yarım saat içinde emzirmeye başlamak ve bebeğinizle birlikte aynı odayı paylaşmak; bebeğinizle aranızda bir bağ oluşmasını sağlar. Sevgi dolu bir ilişkiyi kolaylaştırır.

    En önemlisi anne ile bebek birbirlerinin sıcaklığını ve sevgilerini daha yakından hissederler. Bedensel temas ilk aylarda çok önemlidir. Bedensel temas; annenin kalp ritmi, teninin dokusu ve kokusu, sıcaklığı bebeğin yatışmasına, sakinlemesine ve kendini güvende hissetmesine yarar. Bebeğini kucağında tutan annenin sıcaklığı, gülümsemesi, rahatlığı ve gücü bebeğin rahatlamasına yardımcı olur.

    Anne – bebek ilk baştaki zorluklardan sonra birbirlerine alışır ve emzirmek daha da kolaylaşır. Emzirmek rahat ve kolay olduğu gibi, güzel bir duygu da verir. Emerken yalnız bebek değil anne de çaba harcar. Annenin bebeğini emzirmek için zamana ve sessizliğe gereksinimi vardır.
    Ayrıca annenin bebeğini emzirirken tüm dikkatinin bebeğine vermesi önem taşımaktadır. Emzirirken aklının ve dikkatinin farklı yerlere, düşüncelere kaymaması gerekmektedir.

    Emzirirken bebeğini nasıl tuttuğu (güvenli, güvensiz, endişeli, sakin, huzurlu, huzursuz vb…) ve hangi duygularla bunu gerçekleştirdiği de önemlidir. Bebek bunu hisseder, annenin olumsuz duygularından etkilenir ve huzursuzluk yaşayabilir, bunu tepkileriyle de çevresine yansıtır.

    Bu nedenle anneyle bebeğin birbirine alıştığı ilk günlerde; anne ve bebek açısından güvenli ve sakin bir ortam oluşturulmasına ihtiyaç vardır. Anneyle bebeğin baş başa kalmaya ve dinlenmeye olan ihtiyaçları mutlaka karşılanmalıdır.

    Kadınlar, bir dizi hormonun salgılanması sayesinde doğum yapmaya programlanmışlardır. Aynı zamanda bu hormonlar süt salgılanmasında da rol oynar.

    Sütün salgılanması, bebeğin doğumundan önce başlar
    Doğumun fizyolojisi ile süt salgılama fizyolojisi arasındaki bağlantılara verilebilecek birçok örnek vardır.
    Genel olarak memeliler, özel olarak da kadınlar endorfin adı verilen ağrı kesici maddeler salgılayarak doğum sancısını kontrol ederler. Bu endorfinlerin, süt salgılanmasında ki anahtar hormon olan prolaktinin salgılanmasını uyardığı bilinmektedir.

    Aynı hormon – oksitosin – doğum sırasında rahmin kasılmasının yanı sıra, annenin bebeğini emzirdiğinde süt salgılama refleksi esnasında memenin kasılması için gereklidir.

    İsveç’te yapılan bir çalışma, oksitosinin etkili olabilmesi için sık kasılmalarla salgılanması gerektiği göz önüne alınarak bu soruya yanıtlar sunmaktadır. Bebek anneyi emmeye başladığında da süt salgılama ve hormonlar harekete geçebilmektedir.

    Genel olarak yeni doğmuş insan yavrusu ilk kez memeyi bulabildiğinde, annenin ve bebeğin davranışının doğum kasılmaları ve doğum esnasında salgılanan sayısız hormondan etkilendiğini söylemek mümkündür. Doğum sürecinde anne – bebek tarafından salgılanan farklı hormonlar hala mevcuttur veya doğumu izleyen saatlerde geri çekilmişlerdir. Bu hormonların hepsi de anne – bebek arasındaki etkileşimde ve böylece de süt salgılanmasının başlatılmasında da belirleyici bir rol oynamaktadır.
    Süt vermeye başlamak, sezaryen doğumla normal doğum için aynı değildir. Vajinal yolla ilaçsız doğumun ardından emzirme daha kolay gerçekleşiyor; çünkü anne daha rahat hareket edebilir, anne bebeğe daha hızlı adapte olur ve sütü daha erken gelir. Anneyle bebeğin birbiriyle teması daha rahat ve güvenli başlıyor. Sezaryenin ardından ise anne ve bebek daha fazla yardıma gereksinim duyar. Kadınlar bebeklerini kendilerine verecek, yastıkları düzeltecek ve bebeğini yerleştirecek birine ihtiyaç duyarlar. Bebeği getiren yardımcı annenin rahat etmesine ve diğer memeden emzirmek için dönmesine yardımcı olabilir. Sezaryenle doğum yapmış annelerin sütü de hemen gelmekte ve 3 – 4 gün sonra daha aktif hale geçmektedir. İlk günlerin ardından anneler daha fazla cesaret kazanır kendileri için en rahat emzirme pozisyonlarını denerler.
    Burada hatırlanması gereken, her annenin sütü gelir. Doğa kadınları buna göre en iyi şekilde programlamıştır. Anneler ilk günlerde çeşitli nedenlerle gerginlik, kaygı ve güvensizlik yaşayabiliyor. Bu durumda sütün azalmasına, bebeğin emmeyi reddetmesine, isteksizlik göstermesine hatta karşılıklı bir güç savaşına, öfkeye yol açabiliyor. Bu süre uzarsa sağlıklı ve güvenli bir anne – bebek ilişkisinin tekrar sağlanması için bir uzmandan yardım alınmasında fayda vardır. Bu dönemde kurulan sağlıklı, güvenli anne – bebek ilişkisi aynı zamanda bebeğin gelecekteki ilişkilerinde de belirleyici rol oynadığından anne – baba tarafından dikkate alınmalıdır.

    İlk emzirmelerde nelere dikkat edilmelidir:
    • Sakin ve sessiz bir ortam sağlanması
    • Annenin kendini sakin, huzurlu ve güvenli hissetmesi
    • Yapabilirim ve bu donanıma sahibim bilgisi ve duygusu
    • Emzirmede uygun pozisyonun belirlenmesi, gerekirse uzman ebe, hemşire ya da doktordan yardım alınması

    Emzirmenin püf noktaları
    • Annenin kendini iyi hissetmesi
    • Bebeğin memeyi etkili biçimde emecek şekilde yerleştirilmesi
    • Bebeğin istediği kadar sık ve istediği süre emzirilmesi
    • Çevrenin destek olması

    Okul Öncesi Çocuklarda Oyuncak Güvenliği

    - Şubat 15th, 2010

    oyuncak-guvenligi-okul-oncesi-cocukEvde farklı yaşlarda çocuklar varsa işler biraz daha zor ve karışık bir hal alır! Büyük çocuğun oyuncakları, en basitinden, ufaklığın ayağına takılıp düşme ve yaralanmalara neden olabilir. Ayrıca bebekler büyük çocukların oyuncakları ile kendilerini yaralayabilirler. Bundan dolayı büyük çocuklar oyuncaklarını ortada bırakmama konusunda eğitilmelidir.

    Oyuncakları sık sık kontrol edin ve kırılmış, kenarı keskinleşmiş veya küçük parçalara ayrılmış oyuncakları ya atın ya da derhal onarın!

    Bisiklet, scooter gibi ev dışında oynanan oyuncakların gevşeyen parçaları, paslanan kısımlarını kontrol edin.

    Oyuncak kutusunun kapaksız olmasına dikkat edin. Kuru yerine duvara monte edilmiş raf kullanılıyorsa rafın bebeğin ulaşabileceği kadar alçak olmasına ve sağlam takılmasına dikkat edin.

    Karaoke teypler, oyuncak polis arabalarının sirenleri gibi yüksek sesli oyuncakları çocuğunuzun kulağına uzun süre tutabileceğini ve işitmesinde hasara neden olabileceğini göz önünde bulundurun.

    • Yavrunuza bisiklet, motorlu araba, kaykay, scooter, paten vs alıyorsanız dizlik, dirseklik ve kask için de bütçe ayırmalısınız.
    • Şişirilmemiş veya patlak balonların bilimsel olarak 8 yaşına kadar boğulmalara neden olabileceğini unutmayın.
    • Silahlanmanın ve tabanca merakının toplumumuzda ne kadar yaygın olduğunu biliyorsunuz (Her 10 kişiden birinde silah bulunduğu sanılıyor). Bunun için yavrunuzun oyuncak tabancayı gerçeğinden ayırt edebilmesini sağlamak amacıyla parlak renkli olmalı.
    • Ok, dart gibi oyuncakların uçlarında mutlaka ya vantuz bulunmalı ya da uçları yumuşak ve küt olmalıdır.

    3 Yaş Altı Çocuklarda Oyuncak Güvenliği

    - Şubat 14th, 2010

    oyuncak-secimi-1-2-3-yasÇocukların her şeyi öğrenmesi oyunla olurken en büyük eğlenceleri ise oyuncaktır. Raflarda binlerce çeşit oyuncağa her gün onlarcası eklenmektedir.

    Pekiyi siz bu oyuncakların hangilerinin yavrunuza uygun olduğunu biliyor musunuz? Oyuncak üreticileri belli bazı kuralları uygulamak ve bunları etiketlerinde belirtmek zorundadır. Sizin de bu etiket ve uyarıları okumak dışında mutlaka yapmanız gereken en önemli şey oyun sırasında yavrunuzu yalnız bırakmamaktır.

    Batılı gelişmiş ülkelerde oyuncakların hangi standartlarda olacağı kanunen belirlenmiştir. Oyuncak üreten şirketler de çocuk gelişimi uzmanlarından destek alıp ürettikleri oyuncakların laboratuar ortamında çocuklar ve bebekler tarafından “test edilmesini” sağlamaktadırlar. Ülkemizde Çin malı oyuncakların istilasından sonra yüksek kalite ve güvenlik standartlarında oyuncak çeşidinin az olduğunu düşünüyorum. Ama yine de karamsar olmayıp bazı dikkat edilecek önemli noktaları belirlemeye çalıştık.

    3 yaş altı için:

    • 3 yaşın altındaki çocuklarda dikkat edilmesi gereken ana husus boğaza kaçıp boğulmaya neden olması ihtimali olan küçük parçaların bulunmamasıdır.
    • Oyuncak alırken mutlaka kutu ve etiketteki yaş bilgilerini okuyun. Çocuğunuzun büyük yaş grubu oyuncaklarla oynayacak kadar olgunlaştığını düşünebilirsiniz ama bilmeden zarar veriyor olabilirsiniz.
    • Mümkün olduğu kadar iyi malzemeden yapılmış ve kaliteli oyuncaklara yönelin. Çünkü çabuk kırılıp parçalanan ve küçük parçalara ayrılan oyuncakların bebeğin boğazına kaçması tehlikesi vardır. Oyuncak arabaların tekerleklerini, diğer oyuncakların düğme, boncuk vs’lerinin çıkıp çıkmadığını kontrol edin.
    • Naylon veya stretch filmle paketlenmiş oyuncağı eve getirip bebeğinize verince bebeğinizin paketi açıp oyuncakla değil naylonu ile oynamayı tercih edebileceğini; naylon parçalarının da boğazına kaçabileceğini unutmayın.
    • Uzun kablo ve ipli oyuncaklardan sakının; bebeğin boynuna dolanıp boğulmaya neden olabilir. Uzun ipli oyuncakları asarak muhafaza etmeyin; bebeğinizin takılarak düşmesine neden olabilir.
    • Şişirilmemiş veya patlak balonlarla oynamasına asla izin vermeyin, bunlarda da boğulma riski vardır. Şişirilmiş bir balon da patlarsa aynı tehlikeye sahip olacaktır. Bebeği asla yalnız bırakmayın.
    • 4,5 cm’den daha küçük bilye, bozuk para, top vs ile oynamasına izin vermeyin; bunlarda da boğulma tehlikesi vardır.

    Ay Ay Bebek Gelişimi – 12. Ay Bebek Gelişimi

    - Şubat 13th, 2010

    bebek-bakimi-12-aylikHastaneden onu eve getirdiğiniz günü hatırlıyormusunuz?.Eli,yüzü,parmakları minicik, konuşamayan,yürüyemeyen,derdini size anlatamayan çaresiz bir bebekti.Şimdi ise bitmek tükenmeyen enerjisini gördükçe,hastaneden eve getirdiğiniz o günkü ufacık bebek olduğuna inanamayacaksınız.
    Artık kendini değişik bir insan olarak görüyor,ihtiyaçlarını ve isteklerini kesin  bir şekilde biliyordur.

    Hemen hemen beş bebekten dördü bu ayda yürümeye başlar,bu bir genellemedir.Bebeğiniz hala daha desteksiz ayakta durup yürüyemiyorsa korkmayın,çünkü bu da normal bir gelişimdir.

    İlk adımlarını atarken muhakkak düşecektir;Düştüğü zamanlar ona sarılırsanız,hiçbir şey olmadığını ona güzellikle anlatırsanız tekrar yürümek için cesaretlenicektir.Her düşmenin ardından canının yanmasından çok başarısız olduğu için ağlar,yanına koşup endişendiğinizi ona belli etmeyin,böyle yaparsanız hem düştüğü için üzülecek hemde cesareti kırılmış olucaktır.

    Yürümeye başlasalar bile emeklemeye devam edeceklerdir,hemen endişeye kapılmayın. Emekleyerek, istedikleri yere ulaşmaları daha kolay olduğu için bu yolu tercih ederler.
    Zamanla daha rahat yürümesini öğrenebilecek,dümdüz nasıl yürüyebileceğini,köşeleri nasıl döneceğini keşfedecektir.Bebeklerin çoğu heryere tırmanmak ister,bu da tabi ki düşme riskini artırır.Tırmanmayı seven bir bebeğiniz varsa, karyolasının bir tarafını biraz aşağı indirebilirsiniz,düştüğü zaman canını acımasını az da olsa hafifletmiş olursunuz, gene de gözünüzü kesinlik ondan ayırmayın.

    Her ne kadar kaşık ve çatalı çok iyi kullanamasa da kendi kendine yemek yiyebilecektir. Elleriyle yemek yemek istiyorsa bırakın elleriyle yesin,ortalığı dağıtıyorsa bırakın dağıtsın, sizin bu zamanda oldukça hoşgörülü olmanız gerekiyor.

    Bebeğiniz artık hareketlendiğinden, kilo alması da yavaşlamıştır.Gündüzleri bir kere yemek yiyip,birkaç şey atıştırıp,diğer sunmuş olduğunuz yemekleri istemeyebilir.Siz az yediğini düşünürsünüz çünkü hareketli olduğundan sindirim sistemide yemekleri eskisinden daha hızlı sindirir.Artık bu dönemde yemek bile ayırt edicektir,mesela muzu daha önceleri çok severek yiyorsa artık onu red edip elma yemek isteyebilir,bu çok normaldir.

    Bu dönemdeki bebeklerin  dinlenmeye,ve uykuya ihtiyaçları vardır.Gündüzleri bir kere olsun uyutun.Uyku için en iyi zaman genellikle öğle yemeğinden sonradır,bunu siz kendinizde belirleyebilirsiniz.
    Bu ayda bebeğiniz,günlük yapması gereken şeyleri ona söylediğiniz zaman anlayacaktır.Ayın sonunda ise iki üç kelimeyi rahat bir şekilde söyleyebilecektir.
    Hala daha anlama ve öğrenme çabası içindedir.Eline aldığı herşeyi kurcalar,sallar,atar,bir yerlere ulaşmak için uzanır vb…Kucağınıza alıp ışığı açıp kapattırmanız en sevdiği oyunlardan birisidir.Hareket eden herşey onun ilgisini çeker ve artık nesneleri parçalara ayırmaktan değil, bir araya getirmekten zevk alır.

    Dikkat etmeniz gereken bir önemli konuda;Oyuncak satın alırken, oyuncak kutularının üzerindeki yaş sınırlamalarıdır.Bu oyuncaklar bebeğinizin zekasını geliştirsede bu sınırlamalar onların güvenliği nedeniyle konulmuştur. Eğer kutudaki yaş sınırı 3 yaş üzerini gösteriyorsa, bunun sebebi bu oyuncakların küçük parçalardan oluşması ve daha alt yaş grubunun bu oyuncakları ağızlarına sokabilecek olmasındandır.

    Bebeğinizin ruh halinide anlayamazsınız, bir an çok anlayışlıyken hemen sonrasında huysuzlaşabilir ve söylediklerinizi dinlemeyebilirler.Çevrenisinde onunla oyun oynayacak birileri varsa dediğinizi yaptırmak biraz daha kolay olucaktır.Yaşıtlarıyla birlikte olup,oyun oynamak onun çok hoşuna gidecektir,ama genelliklede büyüklerle oynamayı tercih ederler.
    Oyuncak hayvanlar en sevdiği oyuncaklardır ve bir iki oyuncağına daha çok bağlanırlar. Bu oyuncakları yatarken bile yanlarından ayırmazlar.

    Bu aylarda ayrılma korkusu da başlamıştır.Tanımadığı insanları yadırgıycaktır.Bir yere gittiğinizde onun sürekli yakınlarında olun,gittiği yerlerde de keşife çıkacağından sizi görmesi ona güven verecektir,korkusunu da bu sayede üzerinden atacaktır.

    Mizah anlayışı da  iyice gelişmiştir.Mesela yaptığı bir şeye güldüğünüzü gördüğünde bunu sürekli yapmak isteyecektir.
    Bu ay bebeğiniz  farklı ruh halleri içinde olacaktır,bu tamamen sizin ruh halinize de bağlıdır,siz sinirliyseniz oda muhtemelen sinirlenecektir,Sinirli olduğu zamanlarda onu kısa bir süre odanısa bırakın ve sinirinizin geçmesini bekleyin,bu sayede bebeğinizde sinirli bir ruh haline girmeyecektir.

    Disiplin verirken ölçülü olmanın önemini daha önce belirtmiştik.Gün geçtikçe büyüdüğünden, çevresindeki her şeyin ölçülü olmadığını anlayacaktır.Sürekli bebeğinizin arkasında dolanmayın,böyle yaparsanız sizi dikkate bile almayacaktır,sadece tehlike teşkil eden durumlarda bunu uygulamalısınız .Kurallar nekadar az olursa, bunları uygulaması da o kadar kolay olur.

    Evet bebeğiniz yakında bir yaşına giricek.Bu yaşgünü onun ,bebekliğin bitişi sayılsa da, bebekçe davranışlarının bitmiş olduğunu anlamına gelmez.Sadece bebekliğin vermiş olduğu çaresiz ve zavallık dönemi geride kalmış,olgunlaşma dönemine girmiştir. Ve sizin “çok özel” bebeğiniz, “çok özel” bir çocuk olma yolunda hızla ilerlemektedir.

    12.AY DÖNÜM NOKTALARI – SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL

    • Size,babasına yakın çevresine,yani sevdiği tüm insanlara şefkat ve ilgi gösterir.
    • Uyumamak için direnir.
    • Ruh hali sürekli farklıdır.
    • Ayrılma korkusu başlamıştır.
    • Anne ve babasından,çok fazla yardım bekler.
    • Sevmediği yemekleri yemez veya sizin ona yemek yedirmenizi istemez.
    • Mizah anlayışı gelişmiştir.
    • Sürekli bir hareket içersindedir.(Kalkma,oturma,yürüme ve dolaşma vs..).
    • Kimse tutmadan bir iki adım atar.Yürütece dayanarak yürür.
    • Karyolasına tırmanır
    • Merdivenlere rahatlıkla çıkar.
    • Ayaktayken kolayca oturabilir.
    • Çömelirken ellerini kullanarak ayağa kalkar.
    • Oyuncaklarının nasıl kullanıldığını öğrenir.(telefon,araba gibi)
    • Daha çok bir elini kullanır.
    • Kolunun altına oyuncaklarını koyabilir,ve eliylede bir oyuncağı tutar.
    • Kendisine söylenilen pek çok şeyi anlar.
    • İki yada üç kelime  söyleyebilir.(Anne,baba,dede gibi)
    • Dergi ve kitaplardaki hayvanları tanır.
    • Kaybolan bir nesneyi,rahatlıkla bulur.
    • Olayları eskisinden daha uzun süre hatırlar.

    Ay Ay Bebek Gelişimi – 11. Ay Bebek Gelişimi

    - Şubat 11th, 2010

    11-ay-bebek-gelisimi11 aylık olan bebeğiniz ayakta artık kolaylıkla durabilir ve siz yardım etsenizde bu yardımı  kesinlikle kabul etmez.Ayakta dururken eğilip,düşmeden artık oturabilir,hatta eğilip iki bacağının arasından bile bakar. Etrafını farklı açılardan görmek onu heyecanlandırır.
    Artık sehpa kenarlarına tutunarak rahatlıkla yürür.Bu her bebekte değişebilen bir durumdur,sizin bebeğiniz bunu erken yada geç becerebilir.Ellerinide artık mobilyaların kenarına dayanarak yürürken bırakıcak,hatta parmaklarının üzerinde bile yürümeyi deniyecektir.Yere düşen bir oyuncağınıda tüm desteğini ellerine vererek almaya çalışıcaktır.

    Ayakkabı giymeye hazırdır fakat siz genede ayak kaslarının güçlenmesi için evde onu çorapla gezdirin.Ayakkabıları yumuşak ve esnek olmalıdır.Bazı anneler bebeğinin kalın ve sert tabanlı ayakkabı giymesi gerektiğini düşünür, ancak bu yanlış bir düşüncedir. Sert ve kalın tabanlı ayakkabılar ayağının burkulmasına neden olabilir.

    En çok ilgisini çeken yerler ise merdivenlerdir.Merdivenden yukarı rahatlıkla çıkarlar fakat inmeyi beceremediklerinden korkarak ağlamaya başlarlar.Yaklaşık bir ay sonra merdivenden inmeyi becerebilirler.Ne olursa olsun onu sürekli gözetim altında tutun.

    Bunları denerken sürekli düşecektir.Fazla da büyük tepki vermeyin, tepki vermezseniz eğer çok canı acımadığı sürece o da tepki vermiycektir,böyle durumlarda ona sarılın ve gülün, onu da güldürmeye çalışın.Yalnız sizi güldürmek için de tekrar düşebilir, bunu yapmıyacağından emin olun.

    Uyku düzeni bu ay değişebilir.Gündüzleri az uyuyup geceleri daha fazla uyuyabilirler. Ya da  iki uykuyu birleştirip bir kez, uzun süreli uykuya yatarlar,böyle oluncada bebek gündüzleri uykusuz kalacağından akşama doğru huysuzlaşır.En iyi çözüm,öğle yemeğini erken verip, hemen yemek sonrasında uyumasını sağlamaktır.

    Gece yatmadan önce ılık bir banyo yaptırırsanız bebeğiniz hem rahatlıyacak hemede uykuya çabuk dalacaktır, her gün yıkamaya başlamak için  de iyi bir dönemdesiniz; çünkü gün boyunca sürekli yerde dolaşırlar,yemek yerken üstlerini başlarını kirletirler.

    Onbirinci ayda bebeğinz fiziksel olarak gelişirken,birçok alanda da gelişim gösterir. Mesela, mutfaktan koku geliyorsa,yemeğinin hazırlanmakta olduğunu anlar.Yemeğinin gelmesi için sabırsızlanır,fakat beklemeyide bu sayede öğrenir.

    Bebeğiniz bazı zamanlar ona söylediğiniz şeyleri duymazlar, bu sizi endişelendirmesin, böyle zamanlarda yaptığı işle o kadar meşguldur ki size cevap vermek istemez.Duyma ile ilgili endişeleriniz varsa çocuk doktorunuza danışın.

    Bebeğiniz bir yaşında bile çok az kelime söyleyebilir,bu zekasının geri olduğu anlamına gelmez,aslında kelime hazineleri kuvvetlidir,nesnelerin ne anlama geldiğini bilirler,isterlerse basit talimatlara bile uyarlar.Eğer Şimdiye kadar yapmadıysanız,”lütfen” ve “teşekkür ederim”gibi kelimeleri eklemek için uygun  bir zamandır.Konuşmaya başladığında, bu kelimeler doğrudan konuşmasına yansıyacaktır.

    Konuşmalarında ki kusurlarından dolayı dil gelişimini bozduğu düşünülür fakat bu gereksiz bir endişedir.Şu an için hepsi bebek tarzı konuşurlar,bu da dil gelişimini etkilemez.
    Bebeğiniz artık düzgün bir şekilde nesneleri kavrar ve parmaklarını kullanmada ustalaşmıştır,örneğin bir muz parçasını rahatlıkla tabaktan alabilir.

    Bebeğiniz artık nesnelerin şeklini ve boyutunu da inceler;mesela,plastik bir kap ile cam kabın arasındaki farkı anlamaya çalışır. Küçük bir kabın büyüğün içine gireceğini artık bilir.
    Ona kitaplar okumanız,resimler göstermeniz etrafı tanımasını sağlıycaktır,kesinlikle harf ve kelime öğretmeye çalışmayın.Kitabın içindeki resimlere bakmayı oyun haline getirin.
    Oyuncağını saklayıp onu bulmasını isteyin,çünkü bu oyuna bayılır.Saklanan oyuncağını arar ve eninde sonunda onu bulur.

    Sizinle ve babasıyla olan ilişkisi farklıdır ama onun için ikinizde çok değerlisinizdir,farklı bir görünüş, farklı fikirler ve farklı iletişim onun çevresini ve insanları rahat tanımasını sağlar.Eğer bebeğinizi tek başına büyütüyorsanız,herkesle iletişim kurmasına fırsat verin.

    Bebeğinizin hala daha size ihtiyacı vardır. Size her sarıldığında veya ilgi beklediğinde ona karşılık verin,onu şımarttığınızı söyleyen yakınlarınızıda duymamazlıktan gelin.

    11.AY DÖNÜM NOKTALARI – SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL

    • Oyucağının saklanmasını ve onu bulma oyununu çok severler.
    • Her zaman herşeye katılmayabilirler.
    • Yaptığı davranışların onaylanmasını beklerler.
    • Ayakta dururken öne doğru eğilebilir,düşmeden oturabilirler.
    • Parmak ucunda artık durabiliyolardır.
    • Çömelme ve eğilme hareketlerini rahatlıkla yaparlar.
    • Kapaklı nesnelerin kapağını kaldırırlar.
    • Kitap sayfalarını,rastgelede olsa çevirebilirler.
    • Bilinçli bir şekilde hareket ederler.
    • Ufak nesneleri kolaylıkla kaldırabilirler.
    • Artık kaşığı ağızlarına götürebiliyorlardır.
    • Ayakkabı ve çorabını tek başına çıkartabilirler.
    • Birşeye ulaşmak istiyorsa bunu araç kullanarak denerler.
    • Bazı kelimeleri sembolü ile hatırlarlar (“uçak” dendiğinde gökyüzünü işaret edebilir).
    • Konuşmaları hala daha anlaşılamazdır;anlamlı birkaç ses çıkarırlar.
    • Yüz ifadelerini,duyduğu sesleri çok rahat taklit ederler.

    Ay Ay Bebek Gelişimi – 10. Ay Bebek Gelişimi

    - Şubat 10th, 2010

    10-aylik-bebek-gelisimiBebeğiniz için bundan sonra dünya sadece oyundan ibarettir ve ne oynamak istiyorsa onu da oynayabileceğini iyi bilir.Etrafta yeterince tedbir aldıysanız endişelenmenizede gerek yoktur,bırakın çevresini rahat tanısın .

    Ne kadar evde her türlü önlemi alsanızda,(eşyaları ortadan kaldırmak, kapılara kilit takmak, pencereleri demir takmak, prizlere kapak takmak gibi..) sonuçta bu evi sizde kullanıyorsunuz ve sizin de ihtiyaçlarınız olacak, evi ne kadar güvenli hale getirsenizde bebeğinize evde bazı bölgelere giremeyeceğinide öğretmeniz gerekir.

    Masa örtüsü kullanıyorsanız artık kullanmayın, üzerinde tabak-bardak vs..gibi eşyalar bulunacağından,bebeğiniz örtüyü çekebilir. Banyo ve mutfak kapılarını kapalı tutarak oralara girmesini engelleyebilirsiniz.

    Bebeğiniz artık “hayır”ın ne demek olduğunu anlıyordur.Mesela klozet onun için eğlenceli bir oyundur,çünkü gürültülü sesler çıkartır,içine kolayca eşya atabilirler eğer klozetle oynamamasını söylerseniz bunu başıyla onaylıyacaktır fakat bunun onu durduracağını sanmayın sürekli “hayır” kelimesini kullansanızda,o bir yasak yerden diğerine geçmekten yılmayacaktır. ( isteklerinize “evet” demesi için önünüzde daha birkaç ayınız var).

    Sizin bu dönemde daha sabırlı ve sakin olmanız gerekmektedir, bebeğin kendi kendini kontrol etmeyi öğrenmesinin başka yolu yoktur.Bu yüzden Onun için tehlike gördüğünüz bir olaya sakin yaklaşın, onunla kesinlikle tartışmaya girmeyin.

    Artık kendi kendine oturmayı becermiş olması gerekir;ama bu her 10 aylık bebekte aynı olacak diye birşey yoktur,çünkü gelişimleri farklılık gösterebilir.Bebeğiniz artık oturma,dönme,eğilme,doğrulma hareketlerini rahatlıkla yapabilmelidir.

    Bebeklerin hemen hepsi bu dönemde emekler, bazıları destek alarak ayakta kendi başına durabilir,bazıları etrafta dolaşır hatta bazıları adım bile atar,çok nadir olsada yürümeye bile başlarlar.

    Onların emekleyip ,yürümemesinden dolayı sakın şikayet etmeyin ve de endişelenmeyin.Çünkü bebeğiniz konuşmasını yada oyuncaklarının detayları ile ilgilenip,kendini bu alanda geliştiriyordur.Sadece motor becerilerini biraz ertelemişlerdir ve sonradan çok hızlı gelişme gösterip arayı kapatabilirler.Siz sonrası için enerji depoladığını düşünüp rahatlayabilirsiniz.Bazı geceler odasından sesler gelir , gidip baktığınızda onu uyanık ve, karyolasının kenarında ayağa kalkmış egzersiz yaparken bulabilirsiniz.

    Çok hareketli bir bebeğiniz varsa gündüzleri bir saat ve geceleri ise 11 saat uyuyabilir. Uyuma saatleri size az gelsede bebekler uyandıklarında bir yetişkin kadar enerjik olurlar.
    Bu dönemde uykuya dalma zorlukları çekebilirler.Böyle bir durumda rahatlamak için size ihtiyaç duyarlar.Onu kucağınıza alıp masal okuyup,ninniler söyleyebilirsiniz.Önemli olan uykusu iyice geldiği zaman onu yatağına koymanızdır. Dil gelişimini kuvvetlendirmek içinde ona bol bol kitap okuyun, özellikle de masal kitapları.. O ne kadar kitapları yere atmaktan hoşlansada ona kitap okumanız ilginç gelecektir.Kitapların içindeki resimlere bakmaya bayılırlar.Beğendiği bir resime uzun süre bakmak istiyorsa bırakın baksın,sayfaları kendi çevirmek istiyorsa bırakın çevirsin buna engel olmayın. Bebeğinizin çıkardığı sesler aslında onun  konuşma tonlarıdır.Onuncu ayında artık, ”baş-baş”, “bay-bay” gibi basit kelimeleri söyleyebilir ve kelimelerin nedemek olduğunu artık anlar.Bir nesne göstermesini istediğiniz zaman onu gösterebilir. Artık “saklanma” oyununu da onunla beraber oynayabilirsiniz,       bu sefer siz ona neredesin dediğiniz zaman hemen eliyle yüzünü kapatacaktır.Bu oyunu oynamak istediği zamanlar ise yüzünü eliyle kapatıcak yada yüzüne birşey örtüp  size bu oyunu oynamak istediğini belli edecektir.Bir yerlere saklanıp sizin onu bulmanızı ister,”işte burdasın” diye bağırdığınızda bu onun oldukça hoşuna gidecektir ve bu oyundan hiç ama hiç sıkılmayacaktır. Kendi mantığına göre hareket etmenizi ister o sizi göremiyorsa sizde onu göremezsiniz gibi..

    İlgisi her alanda giderek artıcak,daha çok şey öğrenmek için hevesli olduğunu göreceksiniz , Mesela kendi kendine kaşık tutmak gibi.Hoşlanmadığı bir şeyi ona birdakika bile olsa yaptırmanız onu sinirlendirecektir,buna da bağırarak tepki verecektir.

    Araştırma merakı onu sürekli yasak bölgelere gitmeye itecektir,ona bu yüzden kızıp bağrırısanız,mutsuz olacaktır.Şunu da unutmayın yasakladığınız herşey yasak olarak kalmalıdır, yasağı kaldırdığınız zaman her yasağın kalkabileceğini düşünür.

    10.AY DÖNÜM NOKTALARI – SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL

    • Suyla oynamaya bayılırlar.
    • Bilinci gelişmiştir ve yaptığı her sosyal faaliyet için onay bekler.
    • İlginin herzaman kendi üstünde olmasını ister ve sürekli oyun oynamayı bekler.
    • Hislerini artık rahatlıkla belli eder(Üzüntü, sevinç, kızgınlık gibi).
    • Değişik bir yere girdiği zaman korkar.
    • Yüz ifadelerini ve jestleri taklit eder.
    • Değişik saklanma oyunlarına bayılır.
    • Kendi başına ayağa kalkabilir.
    • İki elinden tutup yürütebilirsiniz.
    • Tek başına kanepeye  çıkıp inebilir.
    • Ayakta iken tekrar yere oturabilir.
    • Uyku problemleri yaşar.
    • Müzik sesi duyduğunda sallanarak veya mırıldanarak müziğe eşlik eder.
    • Bir elini kullanarak ufak bir nesneyi tutabilir.
    • Vücudun tek bir tarafını kullanmaya başlar.
    • Daha net bir şekilde yakınlarını taklit eder.
    • Söyleneen kelimeleri anlar ve talimatlara uyar.
    • Meraklı olduğundan çekmecelerin içinde ne var diye görmek için açar.
    • Nesneleri birlikte kullanamaya çalışır.

    Ay Ay Bebek Gelişimi – 8. Ay Bebek Gelişimi

    - Şubat 7th, 2010

    bebek-gelisimi-8-ayBebeğiniz sekizinci ayında,yeni şeyler keşfetmek için yola çıkmaya hazırdır,çünkü çevresine olan ilgisi ve merakı iyice doruğa çıkmıştır.Henüz güven duygusu oluşmadığından, dünyayı kendi tanıması gerekmektedir.Gördüğü her şeyi bir an önce keşfetmek isteyeceğinden, yaptığının tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini henüz akıl edemez.Evin içinde sürekli ordan oraya hareket eder,eline geçen herşeyi hiç düşünmeden yere atar hatta ısırır ve çeker.

    Bebeğiniz artık emeklemeyi çok iyi öğrenmiştir ve hareketleri de iyice ustalaşmıştır.Kimi bebekler Çok hızlı emekler bu yüzden onları takip etmek çok zor olur.Özellikle kapıları açıp kapatırken çok dikkat ediniz ;Çünkü çoğu bebek,kapı arkasında durmaya bayılır. Kapı aralıklarına parmaklarını da koyarlar, bu onlar için oldukça eğlencelidir.Fakat çok dikkatli olmazsanız parmağının kapıya sıkışmasına neden olursunuz.

    Artık destek almadan da uzun bir süre oturabilirler.Emekleme kasları gittikçe kuvvetlenen bir bebeğin ayağa kalkmasıda çok kolay olacaktır. Otururken,ayağa kalkmak onun için çok zor olsada bunu deneyerek başaracaktır,çünkü henüz elini nereye koyacağını, ağırlığını nereye yükleyeceğini ve ne zaman ayaklarını kullanacağını anlayamaz.

    Bunları yaparken bulunduğu odanın boş olmasına dikkat edin ve hiçbir şekilde ona karışmayın bırakın hata yapa yapa doğruyu kendi bulsun. Ayağa kalkmayı başardıktan sonra ne yapması gerektiğini uzun bir süre düşünecek,sonra da tek eliyle tutunarak durmayı, ve hangi ayağına yüklenmesi gerektiğini öğrenecektir.Bunlar onun adım atmasına birer hazırlıktır. Ayrıca hangi mobilyaların kendisini taşıyıp,taşıyamıyacağınıda bu sayede öğrenir.

    Kısa bir süre sonra da kendini kanepe dayıyarak, iki elini de bırakır.Ayakta dik durmayı tam olarak beceremez bu ancak bazı zamanlarda gerçekleşir.Ayaktayken yere otuması birkaç haftayı bulabilir. Bunu yaparkende bağırarak sizden yardım isteyecektir.Ayakta durmayı ona öğretemezsiniz,yalnızca oturmaya çalışırken belinden tutup öne doğru eğebilir ve dolayısıyla kalçasına dayanarak oturmasına yardım edebilirsiniz.Çok da müdahale etmeyin,çünkü sizin yardim ettiğinizi düşünerek hiç çabada sarfetmeyebilir.

    Bu dönemde yemek düzenini tahmin etmek çok zordur,çünkü haftadan haftaya bu değişebilir. Bazı bebekler kendi yemek yemek istemezken bazıları ise yemek işini kendi kendine becermeyi tercih eder.Kimi bebek vardır ki kendi tabağındaki yemeği yemeyip, sizin tabağınızdaki yemeğe el atar.Diş çıkartırken çoğu bebeğin yemeğe olan ilgiside azalır. Bu konuda çok katı olmayın,böyle zamanlarda bebeğin istediğini yapın ve zorla yemek yedirmeye çalışmayın.

    Artık uyku saatlerini de tahmin etmek bir hayli zordur.Bazı bebekler 14-15 aylığa kadar gündüzleri iki kez uyusa da, birçoğu sadece bir defa uyuyabilir.Bu bebeğinizin gündüzleri çok hareket edip etmemesiylede bağlantılıdır.Çok yorulmuşsa uykusunun saatini biraz daha uzatabilir.

    Bebeğinizin kendi başına tekrar uyuyabilmeyi öğrenmesi için zamana ihtiyacı vardır.Uyandığı zaman çok şiddetli ağlıyorsa onunla yumuşak bir tonda konuşun,ona sarılın,onu sallayın;böylece rahatlıyacaktır, çünkü ağladığı sürece uyuyamaz.

    Artık bebeğiniz nesneleri parmaklarının arasına koyup,tutabilir.Ay sonunda kırıntıları veya küçük nesneleri eline alabilir. Bu önemli bir aşamadır çünkü iki parmağı kullanabilmek insanı hayvandan ayıran önemli özelliktir.
    Bebeğiniz artık bir nesneye uzanıyor,onu tutabiliyor,ve bırakabiliyordur. Eliyle neler yapabileceğini artık çözmüştür ve tuttuğu nesneye rahatlıkla adapte olabiliyordur.25 cm uzağa kadar her şeye uzanabilir. Uzanmak,onun için etrafı keşfetmekte büyük bir etkendir. Artık istediği şeyleride rahatlıkla işaret edebilir ve parmağınızla gösterdiğiniz bir nesneyi gözleriyle takip eder. Detaylara o kadar çok önem verir ki,odaya yeni koyulan eşyayı hemen fark eder.

    Bebeğinizin evdeki en sevdiği yerlerden biride mutfaktır, çünkü orada onu irili ufaklı bir sürü eşya , yiyecek ile dolu dolaplar,boşaltılmayı bekleyen çekmeceler beklemektedir.Siz raflardaki kırılacak eşyaları,kesici aletleri yerinden kaldırırsanız tehlikelerin yarısını önlemiş olursunuz.Plastik kapları oynaması için ortalığa bırakabilirsiniz, ancak unutmayın ki o bir süre sonra diğerlerini de isteyecektir. Çekmece ve dolapların kapaklarını açmasını istemiyorsanız ufak kilitler yapabilirsiniz.Çöp kutularınıda ortalık bir yere bırakmayın çünkü bebekler çöp kutularına bakmayı ve karıştırmayı çok severler.

    Bebeğiniz ilk kelimesini söylemeden çok önce dil gelişimi zaten oluşmaya başlamıştır.O size cevap veremese bile onunla sürekli sohbet edin.Ona bilinen,basit şeyler anlatın,hala daha ne dediğinizi anlamasada çıkardığınız ses ve ritimlerden anlam çıkarmaya çalışıcaktır. Çıkardığı sesler size çok anlamsız gelsede,aslında bu duyduğu bir sesin taklididir.

    Bundan sonra ki aylarda da bebeğiniz sürekli gelişim içinde olacaktır. Bu dönem geçtikten sonra bebeğinizle bir daha hiç bu kadar yakın olamayacağınızı da unutmayın..

    8.AY DÖNÜM NOKTALARI – SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL

    • Hoşuna gitmeyen nesneleri iter.
    • Anne ve babasına bağlıdır: yabancılar onu korkutabilir.
    • Aynadaki görüntüsü çok hoşuna gider ona güler, vurur ve onu öper.
    • Bütün ilgiyi kendisine çekmek için bağırır
    • Baş ve işaret parmaklarını kullanarak nesneleri tutmayı öğrenmiştir.
    • Bir nesneye doğru bakarken diğer bir nesneyi de tutabilir.
    • İşaret ettiğiniz yöne doğru bakar.
    • İleriye ve geriye doğru emekler.Elinde bir nesne varkende emekleyebilir.
    • Mobilyalara tutunarak ayakta durabilir.
    • El sallayabilir ve ellerini çırpabilir.
    • Her şeyin tadına bakmak ister.
    • Daha önce yapmış bir olayı hatırlayabilir.
    • Nesneleri dış, üç boyutlu objeler olarak algılar.
    • Öğrendiği yeni bir davranışı,bildiği davranışlarla birleştirir.
    • “Anne” ve “baba” kelimesini artık bilinçli olarak söyler.

    Yenidoğan bebek bakımı ve yenidoğan ile tanışma

    - Aralık 29th, 2009

    yenidogan-bebek-bakimiUzun, zorlu, bir o kadar da heyecanlı hamilelik döneminin sonuna yaklaştınız. Hastaneye hamile olarak girip “anne“ olarak çıkacaksınız. Bu site ile ilk tanışma döneminizi daha rahat geçirmenizi ve bebeğinizle iletişiminizi kolaylaştırmayı amaçlıyoruz.

    Bebeğinizi çok sevin ona ne kadar küçük olursa olsun saygı gösterin. Kendinizi onun yerine koyarak bebeğinizin isteklerini ve ihtiyaçlarını anlamaya çalışın. Unutmayın, ilk aylarda zamanının çoğunu uyuyarak geçirse de anne karnındayken etrafı duyabilen, son haftalarında parmağını emerek heyecanla sizinle tanışmayı bekleyen minik bir insanla karşı karşıyasınız.

    Doğum öncesi hazırlıkları aşağıdaki gibidir;

    1. Bebeğin odası: Bebek mobilyaları doğumdan en az 1 ay önce eve getirilerek cila ve vernik kokusunu gitmesi için odası sık sık havalandırılıp eşyalar silinmelidir. İmkânınız var ise bebeğin odasına anne için büyük bir emzirme koltuğu da koyulmalıdır.
    2. Ecza dolabınızda bebeğinize yer açın ve önümüzdeki günlerde nöbetçi eczane aramak yerine şunları mutlaka temin edin: Alkol, pamuk, gazlı bez, oksijenli su, termometre, ateş düşürücü şurup ve fitiller, gliserinli fitiller, pişik kremi, göğüs çatlakları için kremi.
    3. Çocuk doktorunuzu belirleyin: Doğum öncesi tanışma amaçlı randevu alın ve telefonunu kaydedin.
    4. Olası elektrik kesintilerine karşı evinizde şarj edilebilir bir lamba ve el feneri bulundurun. Mümkünse çocuğunuzun ilk dönemlerde kalacağı odanın veya odaların elektrik düğmelerini ışık şiddeti ayarlanabilen düğmelerle değiştirin.
    5. Bebek banyo malzemeleri:
    • Daha önce kullanılmamış orta boy bir kova ve tas
    • Küvet ve file: Ağrılarınızın olduğu doğum sonrası dönemde ayaklı küvetler son derece kullanışlıdır; eğilip kalkma zorunluluğunuzu en aza indirger.
    • Bebek tırnak makası ve tarak
    • Banyo ve odanız yeteri kadar ısınmıyorsa küçük bır ısıtıcı.

    Yenidoğan bebek ile tanışma

    9 ay boyunca heyecanla beklediğiniz bebeğiniz karşısında şaşkınlık ve hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Yenidoğan bebeklerin başları vücutlarına göre oldukça iri olup hele normal doğumla dünyaya geldiyse yüzü şiş, kafası külah şeklinde çıkıntılı ve gözleri kanlı olabilir. Bacaklar vücuda göre ince ve cılız olup cilt sarkık ince ve buruşuktur. Hele erken doğduysa vücudu daha sonra dökülecek olan ve lanugo adı verilen tüylerle kaplıdır. Yenıdoğanın vücudu vernix adı verilen tereyağımsı bir tabaka ile kaplıdır. Vernix yenidoğanda ısı izolasyonu ve bakterilere karşı koruyucu görev yapar.

    Ortalama boyu 50 cm; ağırlığı 3500 g. ve baş çevresi 34,5 cm.dir.

    Hem kız ve erkek çocuklarda doğumdan sonra memelerde şişme ve sertleşme hatta süt salgılanması bile görülebilir. Kız bebeklerde vaginal akıntı ve kanama da gözlenebilir. Tüm bunlar gebelik sırasında anneden ve plasentadan (bebeğin eşi) gelen hormonlara bağlı olup geçicidir. Şişip sertleşen meme dokusundan süt sağmaya çalışmak sık yapılan bir hatadır. Asla memeye dokunulmamalıdır.