Bebek Emzirme Kategorisi için Arşivler

    Anne Memesi - Emzirmenin Resimlerle Aşamaları

    - Ocak 10th, 2010

    emzirme-1Bebeğin dudak birleşeği uyarılır. Parmak veya meme başı bebeğin dudaklarına temas ettirilir. emzirme-2Bebeğin ağzını açarak meme başını ağzının içersine doğru alması sağlanır. Koyu renkli kısım dudakları ile çevrelenmelidir.
    emzirme-3Anne parmakları ile meme başını bebeğin ağzında tutmasına yardımcı olurken, memesini bebeğe doğru sıvazlar. emzirme-4Bebek emerken anne de eli ile onun başına arkadan destek verir. Bebek ağzında meme yüzü annesine dönük eliyle memeye temas eder.
    emzirme-5Bebek bedeninin anneye yakın halde durması sağlanır. Bedeni ile de temas halinde olması bebeğe güven verir. emzirme-6Emzirme eylemi hem anne hem de bebek için keyif verici bir olay olmalıdır. Doyan bebek memeyi bırakabilir.

    Emzirme Pozisyonları - Yatar Pozisyon

    - Ocak 10th, 2010

    yatar-pozisyonAnne ve bebeğin her ikisinin de yattığı yerden emzirme durumudur. Anne yatakta sırt üstü yatmaktadır. Yatağın sırt tarafı yükseltilmiş veya yastıklarla kaldırılmış olmalıdır. Anne ayaklarını dizlerinden kırarak yatağa dayar. Bebeği de sol veya sağ yanına yan olarak yatırır. Bir eli ve kolu ile bebeğin başına destek verirken diğer kolu ile bebeğin sırt ve poposunu destekler. Annenin omzunun altına yastık koyması yararlı olur. Ayrıca bebeğin başının altına küçük bir yastık konulabilir. Dikkat edilmesi gereken konu bebeğin memeye uzanmasına gerek kalmaması ve annenin bebeğin üstüne doğru abanmamasıdır.

    Annenin yattığı yerden kalkmasını zor olduğu durumlarda veya yattığı yerden emzirmek istendiğinde uygulanabilir.

    Emzirme Pozisyonları - Çanta Pozisyonu

    - Ocak 10th, 2010

    canta-pozisyonuKoltuk altına sıkıştırılan çantayı tutar tarzda tutma esasına dayanır. Bebeğin bulunduğu taraftaki kol sırtına destek verirken el başını arkadan tutar. Diğer taraftaki el ile anne memesini tutarak bebeğin ağzına yerleştirir. Annenin bebeğin bulunduğu yandaki kolunun altına yastık koyması yararlı olur. Ayrıca anne kolunu bacağına da dayayabilir.

    Annenin karnında ameliyat dikişleri bulunduğu veya karın bölgesine bebeğin baskı yapmasından rahatsızlık duyulan bir durum olduğunda kullanılabilir. Ayrıca büyük veya çok küçük memeleri olan anneler ile ayni anda iki bebeği emzirmek istendiğinde uygulanabilir. Meme başını iyi tutamayan küçük bebekler için de kolaylık olabilir.

    Emzirme Pozisyonları - Çapraz Beşik Pozisyonu

    - Ocak 10th, 2010

    capraz-besik-pozisyonuDiğer pozisyondan farklı olarak bebeğin başı annenin eline yaslanmaktadır. Eller dönüşümlü kullanılabilir. Hangi taraftaki memeyi emiyorsa desteği diğer kol ve el verir. Emdiği tarafın eli başını tutarken diğeri sırtına destek verir. Başını tutan el sabit kalırken diğeri ile meme başını tutması ayarlanır.

    Bu pozisyon küçük doğmuş bebekler için uygundur. Meme başını yeterli kuvvetle tutamayan bebeklere daha yardımcı olunabilir.

    Emzirme Pozisyonları - Beşik Pozisyonu

    - Ocak 8th, 2010

    besik-pozisyonuAnne kol destekli bir koltuk benzeri oturma ünitesindedir. Ayni pozisyon yatakta yastık desteği ile de sağlanabilir.Bebeğin başı annenin dirseğinin iç tarafına yatmıştır. Annenin ayakları bir desteğe basmaktadır. Annenin kucağında bir yastık olması çocuğu kucakta tutabilmek açıcından yararlı olur. Bebeğin altta kalan kolunu dış yana doğru yerleştirmek yararlı olur. Bebeğin üzerine yatırılan kol sırtından bebeğe destek vermelidir.

    Bu pozisyon normal yolla miadında doğmuş bebekler için uygundur. Sezaryen ile doğum yapan anneler ve erken doğmuş küçük bebekler için ilk başlarda uygun olmayabilir. Annenin karnındaki dikişlere baskı oluşabilir. Bebek güçsüz ise meme başını iyi tutamayabilir.

    Bebek emzirme pozisyonları

    - Ocak 8th, 2010

    emzirme-pozisyonlariBebek emzirmenin tek bir pozisyonu yoktur. Aşağıda değişik yöntemler anlatılacaktır. Bunların içersinde herkes kendine uygun olanı bulabilir. Doğumu takip eden ilk günlerden sonra normal olarak genel tercih edilen beşik pozisyonu önerilir.

    Pozisyon ile ilgili genel öneriler şunlar olabilir. Anne oturur ve hafif arkasına eğik, yaslanmış olmalıdır. Kol dayamak için bir desteği bulunan koltuk ile ayaklarını uzatmak veya ayağını dayararak dizini yukarı kaldırmak için bir puf yararlı olur. Bebek anne koluna veya bir yastığa uzanmış, yaklaşık 45 derece bir eğimle anne memesine yaklaştırılmalıdır. Elleri serbest olmalıdır. Böylelikle anne memesine temas edebilir ve ellerinin yardımı ile meme başını bulabilir. Anne de elinin işaret ve orta parmaklarının yardımı ile meme başını bebeğinin ağzına yöneltirken baş parmağı ile yukarıdan aşağıya doğru memesini sıvazlayarak sütünün kolay gelmesine yardımcı olmalıdır. Bebek emme işlemi sırasında ağzının içersinde bir vakum yapmaktadır. Bu negatif basınç anne memesinden sütün gelmesini sağlar. Eğer bebek tam yatar pozisyonda olursa gelen anne sütü burun arkasına kaçar. Hatta kulakların boğaz açılan kanalın ağzından kulak yoluna geçerek enfeksiyona neden olabilir. Yeni doğan kulak iltihaplarının en sık nedeni hatalı pozisyonla emzirmedir. Ayrıca annenin de yattığı yerden bebeği emzirmesi hem sütün gelmesi hem de olabilecek tehlikeli sonuçlar yönünden sakıncalıdır. Yatakta da olsa anne dik durumda olmalıdır.

    Emzirmeyi bırakmak gerekirse nasıl bir yol izlemeli ?

    - Ocak 8th, 2010

    emzirmeyi-birakmakBu konuda birçok kitapta, çocuk sağlığını ilgilendiren profesyonel sitede çok farklı yöntemler sayılmaktadır. Ben annelerle yaptığım görüşmeler, kitaplar ve kızımın yaşadıklarını harmanlayarak hepsinin de doğru olduğunu düşündüğüm birkaç farklı yol öneriyor, seçimi sizlere bırakıyorum:

    Önce gündüz sonra gece emzirmelerini bırakabilirsiniz. Bir süre gündüz ememeyip dertlenecektir ama bebeği gündüz oyalanmak daha kolay olacaktır. Emmeden de can sıkıntısını ve açlığını giderebildiğini gören bebeğin özgüveni gelir, iştahı açılır. Gece uykuya dalarken emmeye devam etmesine izin verilir.

    Yavaş yavaş azaltma metodu: Bazı bebekler çok ısrarcı ve inatçı oluyorlar. Bunlarda da bu yöntemi öneriyoruz. Abartılı bir şekilde günde 12 kez emen bebeğin emme sayısını zamanla 2-3’e inmek sonra da kesmek önerilir.

    Birden kesme: En az önerdiğimiz yöntem olup seyrek emen bebekler için önerilir.

    Göğüslerde biriken süt sizi rahatsız etmesin:

    Bebek memeyi emmeyince süt üretimi de azalır ama yine de bir süre daha süt gelecektir. Bu süreçte göğüslerde süt oluşumunu azaltmak için sütyenin kopçası biraz daha dar olacak şekilde takılabilir. Sütün fazlası sağılarak ya atılır ya da bebeğe verilir (Göğüsleri tam olarak boşaltmayın! Tam boşalma, yeniden süt oluşumunu tetikleyebilir). Süt biriken göğüsteki ağrıyı azaltmak için ağrı kesiciler alınabilir.

    Bebeğin sütten kesilmesi

    - Ocak 8th, 2010

    sutten-kesmeEğer bebeğiniz 18 ayı geçtiği halde hala sık sık emiyor ve ne zaman isterse meme alabiliyorsa artık kontrolü ele almanın zamanı gelmiş demektir. Biberon da alıyorsa kendisini artık tehlikeli bir döneme girmiş sayabilirsiniz. Çünkü bir bebek bu yaştan sonra sık sık emmek istiyor ve amacına ağlaya sızlaya da olsa ulaşabiliyorsa bir yerlerde hata yapıyorsunuz demektir. Oysa 2 yaşa kadar emzirmeyi önermiyor muyduk? Evet, ama zaten burada 18 aylıkken emzirmeyi kesmenizi istemiyoruz ki… Günde 3-4 defa kısa sürelerle emzirmenin yeterli olduğunu söylüyoruz. Bebek anne sütü ile tıkanıyor, her sıkıntısını, korkusunu, can sıkıntılarını dahi emerek gideriyorsa, giderek size bağımlı hale geliyor ve öz güvenini geliştiremiyor demektir.

    Bu kadar sık emen bir bebeğin başına neler gelebilir?

    • Ek gıdaları reddeder, iştahı kapanır.
    • Kansızlık gelişir;
    • Anneye bağımlı olur,
    • Gece sık uyanır ve kendi kendine dalma becerisi geliştiremez.
    • Biberon da alıyorsa diş çürükleri gelişir; obezite riski doğar
    • Elinde devamlı biberonla dolaşan bir oyun çocuğunun yaşıtları ile ilişki kuması güçleşir. Çünkü eli ve ağzı sürekli meşguldür.

    Anne sütünün bebeğin zeka gelişimi üzerindeki etkileri

    - Ocak 7th, 2010

    anne-sutu-zeka-gelisimiAnne sütü çocuğun tüm gereksinimlerini karşılamaktadır. Yapılan çalışmalarda anne sütünün üstünlüklerine her gün yenileri eklenmektedir. Mama firmaları ürettikleri mamalara doymamış yağ asitleri, taurin, selenyum, nükleotid, prebiyotik maddeler vs koysalar da hala anne sütü alan bebeklerdeki yüksek zekâ ve gelişimsel üstünlükleri sağlayamamışlardır.

    Anne sütü yalnızca çocuğun beslenmesi ve büyümesi için değil gelişiminin sağlanması için de gereklidir (büyüme kilo alıp boy atma, gelişme ise her yönden olgunlaşma anlamındadır). Anne sütü ile beslenen bebeklerin daha erken aylarda yürüdükleri, 18 aylıkken yapılan gelişim testlerinin daha fazla olduğu saptanmıştır. Anne eğitimi, annenin sigara ya da alkol kullanımı, sosyoekonomik durum, çocuğun cinsiyeti, doğum ağırlığı etkileri kontrol edilerek yapılan analizlerde de anne sütü alan çocukların zekâ katsayıları daha yüksek bulunmuştur. Anne sütü alan bebeklerin konuşma sorunlarının daha az olduğu ve matematik puanlarının daha yüksek olduğu bildirilmiştir.

    Anne sütü alan çocukların daha iyi gelişmesinin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Bu durum büyük bir olasılıkla anne sütündeki protein ve yağların bebeğin beyin gelişi için en uygun miktarda ve yapıda olmasına bağlıdır.

    Taurin anne sütündeki büyüme düzenleyici faktörlerden biridir ve hücre zarının bütünlüğünü sağlayıp ve retina yıkımını önler. İnek sütünde beyin gelişimi için gerekli aminoasitlerin (taurin gibi) miktarı azdır.

    Anne sütündeki uzun zincirli doymamış yağ asitlerinin ve sinir büyüme faktörlerinin beyin gelişiminde rolü olduğu düşünülmektedir. Halk dilinde “ilk ağız sütü“olarak bilinen kolostrum, uzun zincirli doymamış yağ asitleri ve esansiyel yağ asitleri bakımından çok zengindir ve beyin gelişimi, miyelinizasyon (sinir hücrelerini koruyucu kılıf oluşumu), retina işlevleri ve hücre çoğalmasının normal olmasında rol oynadığı öne sürülmektedir. Miyelinizasyon gebeliğin son haftalarında ve doğumdan sonraki ilk 6 haftada çok hızlıdır. Miyelinizasyon için gerekli yağ asitlerinin sentezi yenidoğan bebeklerde ve özellikle prematürelerde ilk birkaç haftada yeterli değildir ve dışarıdan alınması gereklidir.

    Anne sütünde aynı zamanda sinir büyüme faktörü de vardır ve bu faktör sinir hücrelerinin canlılığını sürdürmeleri ve gelişmeleri için gereklidir. Diğer canlıların sütlerindeki büyüme faktörlerinin tip ve miktarlarında büyük farklılık vardır.

    Anne sütü ve prebiyotikler

    - Ocak 6th, 2010

    anne-sutu-prebiyotiklerAnne sütünde besin bileşeni olarak prebiyotiklerin de bulunduğu bilinmektedir (Stahl ve arkadaşları, 1994) Ana maddesi Oligosakkarit adlı bir molekül olan anne sütü prebiyotiklerinin ana görevi bebeğin bağırsaklarında sağlıklı bakteri florasının oluşumunu sağlamaktır. Sağlıklı flora bakterilerinin çoğunluğunu bifidobakteriler denen bir grup bakteri oluşturur. Yani oligosakkaritler anne sütü ile beslenen bebeklerde bifidobakteri gelişimini destekleyerek prebiyotik etkiyi sağlar.

    Bifidobakteri ve barsak florasının önemi

    İnsan bağırsaklarında normalde 1012 adet/gram yoğunluğunda bakteri yaşar ( Yani her 1 gramda 1.000.000.000.000 yani 1 trilyon bakteri). Bu 400 çeşit bakterinin bazılarının normalde ağır hastalıklar ve enfeksiyonlar yapma potansiyeli olduğu halde zararlı bakterilerin durdurulması, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, sindirimin kolaylaştırılması ve bazı vitaminlerin üretilmesi gibi yararlı etkileri de vardır. Bu açıdan barsak florasında yaşayan bakterilerin iyi dengelenmesi son derece önemlidir.

    Oysa yenidoğan bir bebeğin ilk kakası mekonyum denen simsiyah yapışkan bir kaka olup içinde hiç bakteri yoktur. Normal doğumla dünyaya gelen bebeklerin vajinadan geçerken anneden aldıkları bakteriler bebeğin bağırsak florasını oluşturmaya başlar. (Heine ve ark. 1998, Gewolb ve ark. 1999) Anne sütü alımı ile bağırsaklarda bifidobakteri ağırlıklı flora oluşmaya başlar. Sadece anne sütü ile beslenenlerde barsak florası %90 – 99 oranında bifidobakterilerden oluşmaktayken farklı gıda alan bebeklerde bu oran % 60’lara kadar inmektedir. (Kleesen ve ark 1995)

    Bifidobakterilerin yararları:

    • Bağışıklık sisteminin olgunlaşmasını sağlar
    • Hastalıklara yol açan bakterilerin bağırsaklara yerleşmesini engeller
    • Bağırsak içi asit yapısının artışını sağlayarak zararlı bakteri yerleşimini engeller
    • B vitaminlerinin sentezlenmesini sağlar
    • Sindirime yardımcı olur

    Anne sütü ile uzun süre beslenen bebeklerde daha az solunum ve sindirim sistemi hastalıkları ile alerji görülmesi bifidobakterilerin de rolü olduğu düşünülmektedir.