Bebek Gelişimi Kategorisi için Arşivler

    Bebeklerde 2 Yaş Sendromu Belirtileri

    - Şubat 27th, 2011

    2-yas-sendromu

    2 yaş sendromu üzerinde bir yazı yazmayı uzun zamandır planlıyordum ancak elimi kolumu bağlayan konunun zorluğuydu. Ayrıca bu konuda çok başarılı psikologlar varken benim yazdıklarım onlarınkinin yanında sönük kalır endişesi yazıya başlamama engel oldu. Ama klavye gevezeliği işte, gene oturdum klavye karşısına… Haydi hayırlısı…

    Aslında 2 yaş sendromu 1. yaşta başlayıp ailenin tutumuna göre birkaç ayda da bitebilen ama hatalı tutuma bağlı olarak yıllarca da sürebilen bir süreçtir. Bir bebek 9-10 aylıktan itibaren yavaş yavaş özerklik dönemine girer. Aşağıda okuyacaklarınız, 13 aylık olan bebeğinizde hiç başlamamış olabilir. 2 yaş sendromunu oluşturan davranış değişikliklerinin tümü de aynı anda ortaya çıkmayacaktır. Üstelik kişilik yapısına göre bazıları şiddetli, bazılarıysa hafif olacaktır. Ama illa ki bunlar az ya da çok, erken ya da geç…. mutlaka olacaktır. Şimdiden hazırlıklı olun!

    Burada önemli olan sizlerin nasıl tepki vereceğinizdir. Eğer TUTUM DEĞİŞİKLİĞİNİZİ uygun yaparsanız, kendi içinizde tutarlı ve istikrarlı olursanız, aile içinde de uyumlu davranış ve tutum sergilerseniz 17 yaşına geldiğinde camları yumruklayarak size motosiklet aldırmak isteyen bir oğlunuz olmaması için doğru yola girmiş sayılırsınız.

    AİLE BÜYÜKLERİ, LÜTFEN BUNLARI OKUYUN
    Çocuk büyütme ve ona terbiye, ahlak vs verme görevi esasen anne-babanındır. Biz büyükler torunlarımızı sadece seveceğiz… Anne babaya da lojistik yardımımız olacak, o kadar. Torunlarınızı anne babanın uygun gördüğü şekilde yetiştirmek zorundasınız. “Biz sizi böyle mi yetiştirdik?” dediğinizi duyar gibi oluyorum… Siz kendi çocuklarınızı yetiştirdiniz, bitti. Şimdi sıra onların kendi çocuklarını yetiştirmesi sırası.

    Anne babalar:
    Kendi aranızda eşgüdümlü ve uyumlu olun. Birinizin hayır dediğine diğeriniz evet demesin. Ayrıca tepkileriniz de eşdeğerde ve ortak olsun. Bazı ailelerde gördüğüm bir hata var ki ne olur sizler yapmayın. Mesela, A.P. adlı 21 aylık oğlan çocuğu bardaktaki suyu anne babasının gözü önünde yere dökünce anne öfkeyle baba da gülerek kızıyor… Aslında ikisi de kızıyor ama bebek babanınkini gülme anneninkini de öfke olarak algılıyor. Bir bebek gibi düşünün, bardaktaki suyu döktüğünüzde anne babanız bu şekilde tepki verse, suyu dökmenin yanlış bir şey olup olmadığını nasıl öğrenebilirsiniz?

    Ya da şimdi olmaz değiniz bir şeye daha sonra izin verirseniz, çocuk neyin doğru olacağına nasıl öğrenecek? Şimdi ne oldu da ya da ne değişti de ‘ olmaz’ dediğinize ‘evet ‘ dediniz?

    2 yaş sendromu bir ruh hastalığı mıdır?
    Bu süreç aslında doğal bir gidişattır. Bebeğin hareketlenmesi, bize bağlı kalmadan kendi kendine yürümeye çalışması, kendi kendine yemek yemeyi istemesi 2 yaş sendromunun ilk işaretleri. Dikkat ederseniz 2 yaş sendromuyla beraber bebek bağımsızlaşmaya başlıyor; psikoloji terimiyle “özerklik kazanıyor”. İştahsızlık olarak yorumlansa da kendi kendine yemek istemesi de bunun bir parçası.

    Bu süreçte bebekler hem daha fazla alanda gezmeye hem de daha çok muzırlık yapmaya çalışıyor. Bu muzırlıklardan bazıları her şeyi kurcalama, anlamaya çalışma, merak, etrafında yaşayan insanları kışkırtıcı tarzda davranışlar, inatlaşma ve tutturma, şiddete eğilim. Hepsi de iki yaş sendromunun birer parçası olan bu davranışların her birini ayrı ayrı inceleyip örneklerle açıklamaya çalışacağım.

    Yumruklarını sıkıp dişlerini göstererek “hırrrrr” yapıyor.

    Ne demeye çalışıyor? Ben buradayım, atık BEN diye birisi var, bir bireyim… Neden böyle yapıyorsun? diye sormayın, kızmayın, gülmeyin, karşılık vermeyin… Her hırlayışında karşılık verirseniz gene yapacaktır.

    Her şeyi elleyip kurcalıyor, her şeye CISS diyecek miyiz?

    Sakın her şeyi “cıss” diyerek önünden kaldırmayın; elinden almayın. “O cıss, bu cısss, kalem cıss, kumanda cısss, telefon cıssss…. Öf beeeee; ben de her şeyi ellerim beeeee” der o zaman, değil mi? Kurcalayıp merakını tatmin edecek kadar ve kırılmayacak eşyalarla oynamasına izin verin. Ellediğinde kendine ve eşyaya zarar vermiyorsa ellesin, dokunup algılasın ağzına götürsün. Cıss sözcüğünü bence sadece tehlikeli olabilecek, sıcak, keskin cisim veya elektrikli cihaz vs için kullanın.

    Sonuçlarını yaşamasına izin verin:
    Sıcak bir fincanı ellerse ne olacağını deneyerek öğrensin. O sırada açıklayın: ”Bak, bu bardak sıcak, ufff…” Ama elbette 220 volt elektrik çarpıp aklı başına gelsin diyemezsiniz.(!!!!)

    Sınır koyun.

    Ancak her şeyi elleyemeyeceğini de bilsin. Kurcalamasına asla izin vermeyeceğiniz şeyleri kaldırın, evinizi ona göre düzenleyin ve kişisel eşyalarınızı (gözlük vs) alamayacağını anlayana kadar defalarca “hayır” diyerek ve hayır’ın anlamı olan, izin vermeme eylemini de gerçekleştirerek sınırı koyun. ’HAYIR’INIZ GERÇEKTEN ‘HAYIR’ OLSUN! (Bazı ailelerin “hayır” dediği halde hayır dedikleri şeye izin verdiklerini görüyorum; “hayır”ın inandırıcılığı kalmıyor o zaman)

    2-yas-sendromu-belirtileriDikkatini dağıtın, alternatif sunun:
    Başlangıçta “hayır” dediğiniz şeye, o ağlayıp sızlanınca, dayanamayıp evet demek zorunda kalmayın. Renkli bir cam bardağı alıp oynamak isterse izin vermeyip bağırtmak yerine alternatif sunabilirsiniz. “Bak burada ne kadar değişik bir çiçek var” diye dikkatini çok alakasız bir şeye çekip, az önce ağlayarak istediği cam bardağı da fark ettirmeden kaldırıverirsiniz.

    Ağlayarak bir şeyler elde etmesine izin vermeyin, ağlaması prim yapmasın yani…

    Peki dikkat dağıtmak da işe yaramazsa ne olacak? Ağladı ağladı sonunda dayanamayıp istediği renkli cam bardağı eline verdiniz… İşte buuuu. (!!!!) Bebek sizi çözdü. Sırada ne var? Siz onun istediğini yapana kadar ağlama gücü verdiniz ona…

    Kendine ait bir kurcalama çekmecesi veya kutusu olsun.

    Birçok ailenin şikâyeti şu: Bebeğimiz hep çekmece ve dolapları kurcalıyor, ne var ne yok boşaltıyor… Peki bebeğinize özel bir çekmece veya bir dolap kapağı ayarlamayı deneseniz? Tabii ülkemizin gerçeklerini de düşünmek gerek. 2 oda 1 salon tıkış tıkış yaşanan bir evde hele de ikiz çocuklar varsa bu çok zor bir şey ama eğer olanak varsa denemeye değer…

    O zaman “burası benim çekmecem (veya dolabım) sen burayı değil kendi dolabını karıştır” demek şansınız olur.

    Elbette onun dolabına da kendi ıvır zıvırınızı doldurun ve sık sık eşyaları değiştirin ki devamlı bir cazibe kaynağı olsun.

    Suç aletine ulamazsa suç da işleyemez!
    Kalemle duvarları çizen 15 aylık bir bebek düşünün… Bunun yanlışlığını nereden bilsin? Kağıda yazmaktan daha zevklidir duvara yazmak. Siz de ya eline kağıt verin masada yazıp çizsin, karalasın. Ama eğer duvarları karalarsa kalemleri elinden alın ve büyüyene kadar eline vermeyin. Suç aleti olmazsa suç da olmaz!

    Sizi tahrik etmesine izin vermeyin, bazı şeyleri görmezden gelin.
    Görmezden gelebileceğiniz şeyler var, tepki göstermeyin ki o da tahrik olmasın… Mesela burun karıştırabilir. E(eee) karıştırsın… Ne olur sanki? Siz ona “Burnunu karıştırma, bu yanlış bir şey” dediğinizde hemen anlayıp vaz geçecek ve ömrü billah bir daha burun karıştırmayacak mı sanıyorsunuz? Ya da terlikleri ısırma örneğini verelim. Kafanızı çevirin, göz teması kurmayın, ilgilenmeyin, dişinizi sıkın. Birkaç defadan sonra vazgeçecektir. Ama “yapma” derseniz daha çok yapar, engellenmiş olmanın sıkıntısı onu tahrik eder.

    ŞİDDETE EĞİLİM
    2 yaş sendromunun bir parçası da şiddete eğilimdir. İlk şiddet gösterdiği de ne ironiktir ki, kendisidir. Kafasına vurma, kendi saçını çekme, hatta yere çöküp kafasını yere vurma… Ne acı değil mi? Ya da komik? Artık siz nasıl yorumlarsanız… İlgi çekmek için, istediği olsun diye ne güçlü bir şantajdır o: “kendime acı veririm haaa!” Eğer görmezden gelirseniz, umursamazsanız o kendi kendinin saçını başını yolduğuyla kalır, 1-2 kez daha deneyecek sonra da vazgeçecektir. Veya ilgi gösterin: “Aaaa, neden yapıyorsun? Ne istiyorsun söyle” deyin bakalım, ne oluyor?

    Duruuun daha bitmediiii… O yavrunuz size de vuracak, saçınızı çekecek, tokadı basacak… Bunu önce bir oyun olarak yapacak ama zamanla abartacaktır. İlk vuruşunda veya ısırışında tepkinizi tam koymanız gerek. Ah, of, yapma, acıdı demek onu tahrik eder. Gülmek, yaptığının oyun olduğunu sanmasına neden olur. Kızmak da yeteri kadar etkin değildir, o an yapmaktan vazgeçse de bilenir, yeniden yapar. Peki ne yapalım ki bundan bir ders alsın, neden mahrum edelim? Ne yapmalıyız ki bu yaptığının yanlış olduğunu anlasın? “Yapma” mı diyelim? Dövelim mi?

    Onu öyle bir şeyden mahrum edelim ki yaptığının yanlış olduğunu anlasın. O mahrum olacağı şey sizin ilginiz olmalı. Hiç tepki göstermez, göz teması kurmaz, gülmez veya kızmazsanız, o yokmuş gibi davranırsanız önce afallayacaktır. Sonra bir iki kez daha dener, sizi, diğer büyükleri tek tek dener. Her defasında herkesten aynı tepkiyi alırsa vazgeçer.

    Yaşıtlarına şiddet
    İlerleyen aylarda da arkadaşlarına ve yaşıtların şiddet eğilimi olabilir. Parkta oynarken bir çocuğu salıncaktan çekip alıverebilir. Ya da bir alış veriş merkezinde durup durduk yerde hiç tanımadığı bir çocuğun saçına asılıverir. O zaman hemen parktan veya “suç mahallinden” çocuğu alıp uzaklaştırmalı, bu arada oradan uzaklaşmanın nedeni de kendisine çok kısa ve net cümlelerle anlatılmalıdır. Daha sonraki gezilerin öncesinde de çocuğunuza eğer arkadaşlarına zarar verirse onu gene oradan uzaklaştıracağınızı söyler ama sözünüzde de durusanız şiddein yanlışlığını öğrenmiş olur.

    Kaynak: Uzman Doktor Erdem UZUNOĞLU

    Bu yazı, Bebekvegebelik.com sitesi için, 2 yaş sendromu nedir, 2 yaş sendromu belirtileri, 2 yaş sendromu ne zaman biter, 2 yaş sendromu ne zaman başlar, 2 yaş sendromu kitap, 2 yaş sendromu sabiha paktuna, 2 yaş sendromu ne yapmalı, 2 yaş sendromu negativizm, 2 yaş sendromu kadınlar kulübü, bebeklerde 2 yaş sendromu hakkında genel bilgi vermek amacı ile yayınlanmıştır. İzinsiz kopyalanması ve kaynak göstermeden başka site ve medya araçlarında kullanılması yasaktır.

    Obeziteye Karşı Bebeklikte Alınması Gereken Önlemler

    - Mayıs 27th, 2010

    bebeklerde-obezite-belirtileriÇocukluk çağında sağlıklı beslenme, çocuğun erişkin yaşta genetik potansiyeline uygun bir vücut yapısına erişebilmesi ve sağlıklı bir erişkin olabilmesi için de gereklidir. Yaşamın ilk iki yılı, büyümenin ve gelişmenin en hızlı olduğu dönemdir ve bu dönemdeki sağlıklı beslenmenin tüm yaşam üzerine etkisi vardır.

    Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Dicle İnanç, bebeklerin beslenme düzeninde dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

    Obezite, Kanser ve Damar Sertliğine Karşı Anne Sütü
    Dünya Sağlık Örgütü [DSÖ], anne sütü ile beslenmenin 2 yaşına kadar sürdürülmesini önermektedir. İlk 6 ay sadece anne sütü ile beslenen bebeklerde başta enfeksiyon hastalıkları olmak üzere birçok hastalığın görülme sıklığı azalmakta, beyin gelişimi daha iyi olmaktadır.Yine anne sütü ile beslenen çocuklarda ileri yaşlarda allerji, obezite, tip 1 diyabet, kanser, ateroskleroz [damar sertliği] gibi hastalıklara daha az rastlanmaktadır.

    Beden Kitle Endeksi 95’in Üzerindeyse, Obez
    Obezite [şişmanlık] enerji alımının, enerji harcamasını aştığı durumlarda ortaya çıkan aşırı ve orantısız yağ depolanmasıdır. Obez çocukların büyük bir bölümünde altta yatan önemli bir neden bulunmaz, bunlar “basit veya eksojen obezite” olarak adlandırılır. Hormonal, genetik veya diğer nedenlerden dolayı ortaya çıkan obeziteye ise “sekonder ikincil obezite veya endojen obezite” denir. Yaşla değişebilmekle birlikte normal kişilerde vücut ağırlığının 1\4 -1\ 6 arasında değişen bir oranı yağ dokusudur. Yağ dokusu ilk 2 yaşta fazladır, bu dönemden sonra giderek azalır ve 7-8 yaşlarından sonra tekrar artmaya başlar ve çocuk ergenlik dönemine girmeye hazır hale gelir. Çocuklarda obezitenin değerlendirilmesinde boya göre ağırlık ve vücut yağ kitlesini yansıtan ölçümler kullanılır. Buna göre tanımlama yapılacak olursa obezite; çocuğun ağırlığının boyuna uyan ideal ağırlıktan %20 fazla olmasıdır. Vücuttaki yağ kitlesini direkt olarak ölçen yöntemler zor ve pahalı olduğundan, sonuçları direkt yöntemlere paralellik gösteren “beden kitle indeksi” (BKİ) kullanılır. Bu indeks vücut ağırlığının boyun metre cinsinden karesine bölünmesi ile elde edilir (ağırlık/boy2). Çocuklar için yaşa ve cinse göre geliştirilmiş BKİ persentil eğrileri vardır. Bu eğrilere göre değerlendirildiğinde BKİ›95 olan çocuklar obez olarak kabul edilirler.

    Obezite, Yaşam Süresini Kısaltan Etkenlerdendir.
    Şişmanlık ile hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar, diyabet gibi birçok hastalık arasında her yaş grubunda sıkı bir ilişki olduğu, şişman kişilerde yaşam süresinin kısaldığı, ayrıca erişkin şişmanların büyük çoğunluğunda bu durumun başlangıcının çocukluk yaşlarına uzandığı iyi bilinmektedir. Bu nedenle çocukluk yaşlarındaki şişmanlık günümüzde önemli bir toplum sağlığı sorunudur. Toplum sağlığının geleceği yönünden büyük risk taşıyan bu durum nedeniyle rutin sağlık kontrollerinde çocukların vücut ağırlığı ve ağırlıktaki artış çocuk doktorları tarafından dikkatle izlenmeli ve gerekli önlemler alınmalı, aileler bu konuda mutlaka uyarılmalıdır.

    Obezitede Rolü Olan Faktörler
    1-Genetik Faktörler; bazı çocuklar ailesel olarak obeziteye daha yatkındır.
    2-Çevresel Faktörler: aktivite azlığı, ailenin gelir durumu, hareket azlığı, TV seyretme
    3-Beslenme Bozukluğu, fazla kalori alınması
    4-Psikolojik Faktörler; aile içi ve arkadaş çevresindeki olumsuzluklar

    Anne Babanın Kilosu da Önemli
    Obezite tanısında çocuğun boya göre tartısı kadar vücut yağı oranı, çocuğun boyu ve anne-babasının tartısı da önemlidir.

    Obez Çocuklar Ergenliğe Daha Erken Giriyor
    Obez çocuklar genellikle ergenliğe daha erken girerler, yaşıtlarına göre uzun boylu olsalar bile, epifiz kıkırdakları daha erken kapanarak biraz daha kısa boylu olabilirler. Özellikle obez kızlarda insülin direnci gelişerek yumurtalık kistleri gelişebilir ve ileride adet düzensizlikleri ve aşırı tüylenme görülebilir. Karaciğerde yağlanma ve safra taşı oluşumu daha sıkdır. Obez çocuklarda boyun ve göğüs bölgesindeki aşırı yağ birikimi solunum yollarına baskı yapar ve uykuda soluk alıp verme bozulabilir, obstruktif uyku apne sendromu gelişir ve uykusuz kalan çocukların okul başarısı düşer.

    Yaşa Uygun Diyet ve Aktivite Programı
    Tedavide yaşa uygun kalorili ve diyetisyen kontrolünde bir diyet ve aktivitenin arttırılması esastır. Bu dönemde ayrıca büyüme ve gelişmelerinin düzenli olarak izlenmesi de önemlidir. Aktivite arttırılması için öncelikle televizyon ve bilgisayar başında geçirilen saatlerin azaltılması gereklidir. Bu sürenin günde toplam 1,5 – 2 saati geçmemesi uygundur. Çocukların doğal aktivitelerini yapabilecekleri ortamların hazırlanması çok önemlidir. Obezite nedeniyle kendisiyle ya da çevresiyle sorun yaşayan obez çocuğun yemek ve aktivite alışkanlıklarında önemli değişiklikler yapması kolay olmayabilir. Bunun için aile ve yakın çevre desteğine ihtiyaç vardır.

    OBEZİTEYİ ÖNLEMEYE YÖNELİK YAŞAM TARZI ÖNERİLERİ
    • Yaşamın ilk 6 ayında bebekler yalnız anne sütü ile beslenmeli
    • Bebek doyduktan sonra mamayı bitirmek için zorlanmamalı
    • Çocukluk çağında yüksek kalorili gıdalardan kaçınılmalı
    • Şekerli ve gazlı içecekler yerine su, ayran, süt tercih edilmeli
    • Çocuklara sebze yemekleri, baklagiller ve salata yeme alışkanlığı kazandırılmalı
    • Düzenli öğünler halinde yemek yeme alışkanlığı edinilmeli (3 ana 3 ara), öğün atlanmamalı (özellikle kahvaltı)
    • Yemekler yavaş ve iyice çiğnenerek yenmeli, gelişigüzel atıştırmalardan kaçınılmalı
    • Bol su içilmeli
    • Hazır besinlerden uzak durulmalı
    • Çocukların okul kantinlerinden beslenmesi önlenmeli, mümkünse kantinlerde satılanlar denetlenmeli
    • Asansör yerine merdiven kullanılmalı
    • Yakın mesafelere yürüyerek gitmeli
    • Televizyon ve bilgisayar başında geçirilen süre kısıtlanmalı
    • Her fırsatta ve hafta sonları spor yapmalı
    • Beden eğitimi dersleri özendirilmeli ve artırılmalı
    • Çocuklar erken yaşlardan itibaren anne ve babalarının beslenme tarzını taklit ettiğinden, ebeveynler olarak iyi örnek olunmalı

    Ay Ay Bebek Gelişimi – 12. Ay Bebek Gelişimi

    - Şubat 13th, 2010

    bebek-bakimi-12-aylikHastaneden onu eve getirdiğiniz günü hatırlıyormusunuz?.Eli,yüzü,parmakları minicik, konuşamayan,yürüyemeyen,derdini size anlatamayan çaresiz bir bebekti.Şimdi ise bitmek tükenmeyen enerjisini gördükçe,hastaneden eve getirdiğiniz o günkü ufacık bebek olduğuna inanamayacaksınız.
    Artık kendini değişik bir insan olarak görüyor,ihtiyaçlarını ve isteklerini kesin  bir şekilde biliyordur.

    Hemen hemen beş bebekten dördü bu ayda yürümeye başlar,bu bir genellemedir.Bebeğiniz hala daha desteksiz ayakta durup yürüyemiyorsa korkmayın,çünkü bu da normal bir gelişimdir.

    İlk adımlarını atarken muhakkak düşecektir;Düştüğü zamanlar ona sarılırsanız,hiçbir şey olmadığını ona güzellikle anlatırsanız tekrar yürümek için cesaretlenicektir.Her düşmenin ardından canının yanmasından çok başarısız olduğu için ağlar,yanına koşup endişendiğinizi ona belli etmeyin,böyle yaparsanız hem düştüğü için üzülecek hemde cesareti kırılmış olucaktır.

    Yürümeye başlasalar bile emeklemeye devam edeceklerdir,hemen endişeye kapılmayın. Emekleyerek, istedikleri yere ulaşmaları daha kolay olduğu için bu yolu tercih ederler.
    Zamanla daha rahat yürümesini öğrenebilecek,dümdüz nasıl yürüyebileceğini,köşeleri nasıl döneceğini keşfedecektir.Bebeklerin çoğu heryere tırmanmak ister,bu da tabi ki düşme riskini artırır.Tırmanmayı seven bir bebeğiniz varsa, karyolasının bir tarafını biraz aşağı indirebilirsiniz,düştüğü zaman canını acımasını az da olsa hafifletmiş olursunuz, gene de gözünüzü kesinlik ondan ayırmayın.

    Her ne kadar kaşık ve çatalı çok iyi kullanamasa da kendi kendine yemek yiyebilecektir. Elleriyle yemek yemek istiyorsa bırakın elleriyle yesin,ortalığı dağıtıyorsa bırakın dağıtsın, sizin bu zamanda oldukça hoşgörülü olmanız gerekiyor.

    Bebeğiniz artık hareketlendiğinden, kilo alması da yavaşlamıştır.Gündüzleri bir kere yemek yiyip,birkaç şey atıştırıp,diğer sunmuş olduğunuz yemekleri istemeyebilir.Siz az yediğini düşünürsünüz çünkü hareketli olduğundan sindirim sistemide yemekleri eskisinden daha hızlı sindirir.Artık bu dönemde yemek bile ayırt edicektir,mesela muzu daha önceleri çok severek yiyorsa artık onu red edip elma yemek isteyebilir,bu çok normaldir.

    Bu dönemdeki bebeklerin  dinlenmeye,ve uykuya ihtiyaçları vardır.Gündüzleri bir kere olsun uyutun.Uyku için en iyi zaman genellikle öğle yemeğinden sonradır,bunu siz kendinizde belirleyebilirsiniz.
    Bu ayda bebeğiniz,günlük yapması gereken şeyleri ona söylediğiniz zaman anlayacaktır.Ayın sonunda ise iki üç kelimeyi rahat bir şekilde söyleyebilecektir.
    Hala daha anlama ve öğrenme çabası içindedir.Eline aldığı herşeyi kurcalar,sallar,atar,bir yerlere ulaşmak için uzanır vb…Kucağınıza alıp ışığı açıp kapattırmanız en sevdiği oyunlardan birisidir.Hareket eden herşey onun ilgisini çeker ve artık nesneleri parçalara ayırmaktan değil, bir araya getirmekten zevk alır.

    Dikkat etmeniz gereken bir önemli konuda;Oyuncak satın alırken, oyuncak kutularının üzerindeki yaş sınırlamalarıdır.Bu oyuncaklar bebeğinizin zekasını geliştirsede bu sınırlamalar onların güvenliği nedeniyle konulmuştur. Eğer kutudaki yaş sınırı 3 yaş üzerini gösteriyorsa, bunun sebebi bu oyuncakların küçük parçalardan oluşması ve daha alt yaş grubunun bu oyuncakları ağızlarına sokabilecek olmasındandır.

    Bebeğinizin ruh halinide anlayamazsınız, bir an çok anlayışlıyken hemen sonrasında huysuzlaşabilir ve söylediklerinizi dinlemeyebilirler.Çevrenisinde onunla oyun oynayacak birileri varsa dediğinizi yaptırmak biraz daha kolay olucaktır.Yaşıtlarıyla birlikte olup,oyun oynamak onun çok hoşuna gidecektir,ama genelliklede büyüklerle oynamayı tercih ederler.
    Oyuncak hayvanlar en sevdiği oyuncaklardır ve bir iki oyuncağına daha çok bağlanırlar. Bu oyuncakları yatarken bile yanlarından ayırmazlar.

    Bu aylarda ayrılma korkusu da başlamıştır.Tanımadığı insanları yadırgıycaktır.Bir yere gittiğinizde onun sürekli yakınlarında olun,gittiği yerlerde de keşife çıkacağından sizi görmesi ona güven verecektir,korkusunu da bu sayede üzerinden atacaktır.

    Mizah anlayışı da  iyice gelişmiştir.Mesela yaptığı bir şeye güldüğünüzü gördüğünde bunu sürekli yapmak isteyecektir.
    Bu ay bebeğiniz  farklı ruh halleri içinde olacaktır,bu tamamen sizin ruh halinize de bağlıdır,siz sinirliyseniz oda muhtemelen sinirlenecektir,Sinirli olduğu zamanlarda onu kısa bir süre odanısa bırakın ve sinirinizin geçmesini bekleyin,bu sayede bebeğinizde sinirli bir ruh haline girmeyecektir.

    Disiplin verirken ölçülü olmanın önemini daha önce belirtmiştik.Gün geçtikçe büyüdüğünden, çevresindeki her şeyin ölçülü olmadığını anlayacaktır.Sürekli bebeğinizin arkasında dolanmayın,böyle yaparsanız sizi dikkate bile almayacaktır,sadece tehlike teşkil eden durumlarda bunu uygulamalısınız .Kurallar nekadar az olursa, bunları uygulaması da o kadar kolay olur.

    Evet bebeğiniz yakında bir yaşına giricek.Bu yaşgünü onun ,bebekliğin bitişi sayılsa da, bebekçe davranışlarının bitmiş olduğunu anlamına gelmez.Sadece bebekliğin vermiş olduğu çaresiz ve zavallık dönemi geride kalmış,olgunlaşma dönemine girmiştir. Ve sizin “çok özel” bebeğiniz, “çok özel” bir çocuk olma yolunda hızla ilerlemektedir.

    12.AY DÖNÜM NOKTALARI – SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL

    • Size,babasına yakın çevresine,yani sevdiği tüm insanlara şefkat ve ilgi gösterir.
    • Uyumamak için direnir.
    • Ruh hali sürekli farklıdır.
    • Ayrılma korkusu başlamıştır.
    • Anne ve babasından,çok fazla yardım bekler.
    • Sevmediği yemekleri yemez veya sizin ona yemek yedirmenizi istemez.
    • Mizah anlayışı gelişmiştir.
    • Sürekli bir hareket içersindedir.(Kalkma,oturma,yürüme ve dolaşma vs..).
    • Kimse tutmadan bir iki adım atar.Yürütece dayanarak yürür.
    • Karyolasına tırmanır
    • Merdivenlere rahatlıkla çıkar.
    • Ayaktayken kolayca oturabilir.
    • Çömelirken ellerini kullanarak ayağa kalkar.
    • Oyuncaklarının nasıl kullanıldığını öğrenir.(telefon,araba gibi)
    • Daha çok bir elini kullanır.
    • Kolunun altına oyuncaklarını koyabilir,ve eliylede bir oyuncağı tutar.
    • Kendisine söylenilen pek çok şeyi anlar.
    • İki yada üç kelime  söyleyebilir.(Anne,baba,dede gibi)
    • Dergi ve kitaplardaki hayvanları tanır.
    • Kaybolan bir nesneyi,rahatlıkla bulur.
    • Olayları eskisinden daha uzun süre hatırlar.

    Ay Ay Bebek Gelişimi – 11. Ay Bebek Gelişimi

    - Şubat 11th, 2010

    11-ay-bebek-gelisimi11 aylık olan bebeğiniz ayakta artık kolaylıkla durabilir ve siz yardım etsenizde bu yardımı  kesinlikle kabul etmez.Ayakta dururken eğilip,düşmeden artık oturabilir,hatta eğilip iki bacağının arasından bile bakar. Etrafını farklı açılardan görmek onu heyecanlandırır.
    Artık sehpa kenarlarına tutunarak rahatlıkla yürür.Bu her bebekte değişebilen bir durumdur,sizin bebeğiniz bunu erken yada geç becerebilir.Ellerinide artık mobilyaların kenarına dayanarak yürürken bırakıcak,hatta parmaklarının üzerinde bile yürümeyi deniyecektir.Yere düşen bir oyuncağınıda tüm desteğini ellerine vererek almaya çalışıcaktır.

    Ayakkabı giymeye hazırdır fakat siz genede ayak kaslarının güçlenmesi için evde onu çorapla gezdirin.Ayakkabıları yumuşak ve esnek olmalıdır.Bazı anneler bebeğinin kalın ve sert tabanlı ayakkabı giymesi gerektiğini düşünür, ancak bu yanlış bir düşüncedir. Sert ve kalın tabanlı ayakkabılar ayağının burkulmasına neden olabilir.

    En çok ilgisini çeken yerler ise merdivenlerdir.Merdivenden yukarı rahatlıkla çıkarlar fakat inmeyi beceremediklerinden korkarak ağlamaya başlarlar.Yaklaşık bir ay sonra merdivenden inmeyi becerebilirler.Ne olursa olsun onu sürekli gözetim altında tutun.

    Bunları denerken sürekli düşecektir.Fazla da büyük tepki vermeyin, tepki vermezseniz eğer çok canı acımadığı sürece o da tepki vermiycektir,böyle durumlarda ona sarılın ve gülün, onu da güldürmeye çalışın.Yalnız sizi güldürmek için de tekrar düşebilir, bunu yapmıyacağından emin olun.

    Uyku düzeni bu ay değişebilir.Gündüzleri az uyuyup geceleri daha fazla uyuyabilirler. Ya da  iki uykuyu birleştirip bir kez, uzun süreli uykuya yatarlar,böyle oluncada bebek gündüzleri uykusuz kalacağından akşama doğru huysuzlaşır.En iyi çözüm,öğle yemeğini erken verip, hemen yemek sonrasında uyumasını sağlamaktır.

    Gece yatmadan önce ılık bir banyo yaptırırsanız bebeğiniz hem rahatlıyacak hemede uykuya çabuk dalacaktır, her gün yıkamaya başlamak için  de iyi bir dönemdesiniz; çünkü gün boyunca sürekli yerde dolaşırlar,yemek yerken üstlerini başlarını kirletirler.

    Onbirinci ayda bebeğinz fiziksel olarak gelişirken,birçok alanda da gelişim gösterir. Mesela, mutfaktan koku geliyorsa,yemeğinin hazırlanmakta olduğunu anlar.Yemeğinin gelmesi için sabırsızlanır,fakat beklemeyide bu sayede öğrenir.

    Bebeğiniz bazı zamanlar ona söylediğiniz şeyleri duymazlar, bu sizi endişelendirmesin, böyle zamanlarda yaptığı işle o kadar meşguldur ki size cevap vermek istemez.Duyma ile ilgili endişeleriniz varsa çocuk doktorunuza danışın.

    Bebeğiniz bir yaşında bile çok az kelime söyleyebilir,bu zekasının geri olduğu anlamına gelmez,aslında kelime hazineleri kuvvetlidir,nesnelerin ne anlama geldiğini bilirler,isterlerse basit talimatlara bile uyarlar.Eğer Şimdiye kadar yapmadıysanız,”lütfen” ve “teşekkür ederim”gibi kelimeleri eklemek için uygun  bir zamandır.Konuşmaya başladığında, bu kelimeler doğrudan konuşmasına yansıyacaktır.

    Konuşmalarında ki kusurlarından dolayı dil gelişimini bozduğu düşünülür fakat bu gereksiz bir endişedir.Şu an için hepsi bebek tarzı konuşurlar,bu da dil gelişimini etkilemez.
    Bebeğiniz artık düzgün bir şekilde nesneleri kavrar ve parmaklarını kullanmada ustalaşmıştır,örneğin bir muz parçasını rahatlıkla tabaktan alabilir.

    Bebeğiniz artık nesnelerin şeklini ve boyutunu da inceler;mesela,plastik bir kap ile cam kabın arasındaki farkı anlamaya çalışır. Küçük bir kabın büyüğün içine gireceğini artık bilir.
    Ona kitaplar okumanız,resimler göstermeniz etrafı tanımasını sağlıycaktır,kesinlikle harf ve kelime öğretmeye çalışmayın.Kitabın içindeki resimlere bakmayı oyun haline getirin.
    Oyuncağını saklayıp onu bulmasını isteyin,çünkü bu oyuna bayılır.Saklanan oyuncağını arar ve eninde sonunda onu bulur.

    Sizinle ve babasıyla olan ilişkisi farklıdır ama onun için ikinizde çok değerlisinizdir,farklı bir görünüş, farklı fikirler ve farklı iletişim onun çevresini ve insanları rahat tanımasını sağlar.Eğer bebeğinizi tek başına büyütüyorsanız,herkesle iletişim kurmasına fırsat verin.

    Bebeğinizin hala daha size ihtiyacı vardır. Size her sarıldığında veya ilgi beklediğinde ona karşılık verin,onu şımarttığınızı söyleyen yakınlarınızıda duymamazlıktan gelin.

    11.AY DÖNÜM NOKTALARI – SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL

    • Oyucağının saklanmasını ve onu bulma oyununu çok severler.
    • Her zaman herşeye katılmayabilirler.
    • Yaptığı davranışların onaylanmasını beklerler.
    • Ayakta dururken öne doğru eğilebilir,düşmeden oturabilirler.
    • Parmak ucunda artık durabiliyolardır.
    • Çömelme ve eğilme hareketlerini rahatlıkla yaparlar.
    • Kapaklı nesnelerin kapağını kaldırırlar.
    • Kitap sayfalarını,rastgelede olsa çevirebilirler.
    • Bilinçli bir şekilde hareket ederler.
    • Ufak nesneleri kolaylıkla kaldırabilirler.
    • Artık kaşığı ağızlarına götürebiliyorlardır.
    • Ayakkabı ve çorabını tek başına çıkartabilirler.
    • Birşeye ulaşmak istiyorsa bunu araç kullanarak denerler.
    • Bazı kelimeleri sembolü ile hatırlarlar (“uçak” dendiğinde gökyüzünü işaret edebilir).
    • Konuşmaları hala daha anlaşılamazdır;anlamlı birkaç ses çıkarırlar.
    • Yüz ifadelerini,duyduğu sesleri çok rahat taklit ederler.

    Ay Ay Bebek Gelişimi – 10. Ay Bebek Gelişimi

    - Şubat 10th, 2010

    10-aylik-bebek-gelisimiBebeğiniz için bundan sonra dünya sadece oyundan ibarettir ve ne oynamak istiyorsa onu da oynayabileceğini iyi bilir.Etrafta yeterince tedbir aldıysanız endişelenmenizede gerek yoktur,bırakın çevresini rahat tanısın .

    Ne kadar evde her türlü önlemi alsanızda,(eşyaları ortadan kaldırmak, kapılara kilit takmak, pencereleri demir takmak, prizlere kapak takmak gibi..) sonuçta bu evi sizde kullanıyorsunuz ve sizin de ihtiyaçlarınız olacak, evi ne kadar güvenli hale getirsenizde bebeğinize evde bazı bölgelere giremeyeceğinide öğretmeniz gerekir.

    Masa örtüsü kullanıyorsanız artık kullanmayın, üzerinde tabak-bardak vs..gibi eşyalar bulunacağından,bebeğiniz örtüyü çekebilir. Banyo ve mutfak kapılarını kapalı tutarak oralara girmesini engelleyebilirsiniz.

    Bebeğiniz artık “hayır”ın ne demek olduğunu anlıyordur.Mesela klozet onun için eğlenceli bir oyundur,çünkü gürültülü sesler çıkartır,içine kolayca eşya atabilirler eğer klozetle oynamamasını söylerseniz bunu başıyla onaylıyacaktır fakat bunun onu durduracağını sanmayın sürekli “hayır” kelimesini kullansanızda,o bir yasak yerden diğerine geçmekten yılmayacaktır. ( isteklerinize “evet” demesi için önünüzde daha birkaç ayınız var).

    Sizin bu dönemde daha sabırlı ve sakin olmanız gerekmektedir, bebeğin kendi kendini kontrol etmeyi öğrenmesinin başka yolu yoktur.Bu yüzden Onun için tehlike gördüğünüz bir olaya sakin yaklaşın, onunla kesinlikle tartışmaya girmeyin.

    Artık kendi kendine oturmayı becermiş olması gerekir;ama bu her 10 aylık bebekte aynı olacak diye birşey yoktur,çünkü gelişimleri farklılık gösterebilir.Bebeğiniz artık oturma,dönme,eğilme,doğrulma hareketlerini rahatlıkla yapabilmelidir.

    Bebeklerin hemen hepsi bu dönemde emekler, bazıları destek alarak ayakta kendi başına durabilir,bazıları etrafta dolaşır hatta bazıları adım bile atar,çok nadir olsada yürümeye bile başlarlar.

    Onların emekleyip ,yürümemesinden dolayı sakın şikayet etmeyin ve de endişelenmeyin.Çünkü bebeğiniz konuşmasını yada oyuncaklarının detayları ile ilgilenip,kendini bu alanda geliştiriyordur.Sadece motor becerilerini biraz ertelemişlerdir ve sonradan çok hızlı gelişme gösterip arayı kapatabilirler.Siz sonrası için enerji depoladığını düşünüp rahatlayabilirsiniz.Bazı geceler odasından sesler gelir , gidip baktığınızda onu uyanık ve, karyolasının kenarında ayağa kalkmış egzersiz yaparken bulabilirsiniz.

    Çok hareketli bir bebeğiniz varsa gündüzleri bir saat ve geceleri ise 11 saat uyuyabilir. Uyuma saatleri size az gelsede bebekler uyandıklarında bir yetişkin kadar enerjik olurlar.
    Bu dönemde uykuya dalma zorlukları çekebilirler.Böyle bir durumda rahatlamak için size ihtiyaç duyarlar.Onu kucağınıza alıp masal okuyup,ninniler söyleyebilirsiniz.Önemli olan uykusu iyice geldiği zaman onu yatağına koymanızdır. Dil gelişimini kuvvetlendirmek içinde ona bol bol kitap okuyun, özellikle de masal kitapları.. O ne kadar kitapları yere atmaktan hoşlansada ona kitap okumanız ilginç gelecektir.Kitapların içindeki resimlere bakmaya bayılırlar.Beğendiği bir resime uzun süre bakmak istiyorsa bırakın baksın,sayfaları kendi çevirmek istiyorsa bırakın çevirsin buna engel olmayın. Bebeğinizin çıkardığı sesler aslında onun  konuşma tonlarıdır.Onuncu ayında artık, ”baş-baş”, “bay-bay” gibi basit kelimeleri söyleyebilir ve kelimelerin nedemek olduğunu artık anlar.Bir nesne göstermesini istediğiniz zaman onu gösterebilir. Artık “saklanma” oyununu da onunla beraber oynayabilirsiniz,       bu sefer siz ona neredesin dediğiniz zaman hemen eliyle yüzünü kapatacaktır.Bu oyunu oynamak istediği zamanlar ise yüzünü eliyle kapatıcak yada yüzüne birşey örtüp  size bu oyunu oynamak istediğini belli edecektir.Bir yerlere saklanıp sizin onu bulmanızı ister,”işte burdasın” diye bağırdığınızda bu onun oldukça hoşuna gidecektir ve bu oyundan hiç ama hiç sıkılmayacaktır. Kendi mantığına göre hareket etmenizi ister o sizi göremiyorsa sizde onu göremezsiniz gibi..

    İlgisi her alanda giderek artıcak,daha çok şey öğrenmek için hevesli olduğunu göreceksiniz , Mesela kendi kendine kaşık tutmak gibi.Hoşlanmadığı bir şeyi ona birdakika bile olsa yaptırmanız onu sinirlendirecektir,buna da bağırarak tepki verecektir.

    Araştırma merakı onu sürekli yasak bölgelere gitmeye itecektir,ona bu yüzden kızıp bağrırısanız,mutsuz olacaktır.Şunu da unutmayın yasakladığınız herşey yasak olarak kalmalıdır, yasağı kaldırdığınız zaman her yasağın kalkabileceğini düşünür.

    10.AY DÖNÜM NOKTALARI – SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL

    • Suyla oynamaya bayılırlar.
    • Bilinci gelişmiştir ve yaptığı her sosyal faaliyet için onay bekler.
    • İlginin herzaman kendi üstünde olmasını ister ve sürekli oyun oynamayı bekler.
    • Hislerini artık rahatlıkla belli eder(Üzüntü, sevinç, kızgınlık gibi).
    • Değişik bir yere girdiği zaman korkar.
    • Yüz ifadelerini ve jestleri taklit eder.
    • Değişik saklanma oyunlarına bayılır.
    • Kendi başına ayağa kalkabilir.
    • İki elinden tutup yürütebilirsiniz.
    • Tek başına kanepeye  çıkıp inebilir.
    • Ayakta iken tekrar yere oturabilir.
    • Uyku problemleri yaşar.
    • Müzik sesi duyduğunda sallanarak veya mırıldanarak müziğe eşlik eder.
    • Bir elini kullanarak ufak bir nesneyi tutabilir.
    • Vücudun tek bir tarafını kullanmaya başlar.
    • Daha net bir şekilde yakınlarını taklit eder.
    • Söyleneen kelimeleri anlar ve talimatlara uyar.
    • Meraklı olduğundan çekmecelerin içinde ne var diye görmek için açar.
    • Nesneleri birlikte kullanamaya çalışır.

    Ay Ay Bebek Gelişimi – 9. Ay Bebek Gelişimi

    - Şubat 9th, 2010

    bebek-gelisimi-9-ayBebeğiniz doğduğu günden itibaren sürekli büyüme ve gelişme içerisinde olduğundan, bu ay gelişimi size biraz yavaşlamış gibi görünebilir,bunun aksine merak duygusu,onda baştan çıkartıcı bir hal almıştır. Bu dönemde daha önce öğrenmiş olduğu becerilerini geliştirecektir.Mesela bebeğiniz şimdi, parmakla tutma hareketini rahatlıkla yapıyordur;ufacık bir nesneyi baş ve işaret parmağını kullanarak ustalıkla alabilir.

    Bilgisi ve el becerisi artdıkça yeni  öğrendiği şeylerde bunları uygulayacaktır.Nesneler arasındaki bağlantıyı rahatlıkla kavrar. Mesela, bir kavanozun kapağını örtebilir veya bir tencerenin kapağını kapatabilir. Ellerini kullanmayı daha iyi öğrenmiştir,bir eliyle bir şey tutarken diğer eliylede ona vurabilir.Henüz yap-bozları yapmayı beceremez ama,büyük bir delikten küçük bir nesneyi geçirir ve iki küp ile blok yapabilir.

    Bebekler oyun oynarken ağızlarından bazı heceler çıkarırlar bu onun mutlu ve konuşmaya hevesli olduğunu gösterir.Mesela bardağa “ba” der ve şimdilik bu onun için yeterlidir. Önünüzdeki aylarda bu heceler artacaktır fakat 1,5 veya 2 yaşından önce tam olarak konuşmaz.

    Önemli olan, ona söylediğiniz her şeyi anlıyor olmasıdır.Artık onunla daha sık konuşun,etrafındaki nesneleri tanıtın,bir iş yaptığınız zaman ne yaptığınızı ona anlatın,kısa bir zaman sonra “anne“, “baba“, “dede“, “dur” veya “baş-baş” gibi kelimelerin artık ne demek olduğunu bilecektir.Bebeğiniz nesneleri görmese de  var olduğunu artık iyice kavramıştır.Oyuncakları saklama oyunu bu gerçeği kavramasında ve algılamasına çok etkili olmuştur.

    Bu oyunu oynamayı oldukça çok severler.Evde büyük bir kardeşi varsa,oyuncakların nasıl kullanıldığını onlara anlatırsa,anlayıp öğrenmelerine yardımcı olmuş olur,bunu yapmak nekadar iyi gibi gözüksede bebeğin kendi kendine öğrenmesini engelleyebilir.

    Evde ne kadar kardeşi olsa da, bebek sizi hep yanında ister.Zamanının çoğunu sizinle oynayarak geçirmekten büyük bir keyif alır.Eğer çalışıyorsanız,akşam eve döndüğünüzde sizi görmesi ona güven ve yenilik duygusu kazandıracaktır.

    BAğmsızlığının en büyük simgesi de artık memeden veya biberondan kopma eğilimidir.Bu eğilimlerin  sürekli değişmesi mümkündür.Bebeğinizin biberon veya meme emmeyi bırakmaya hazır olup olmadığını bilmiyorsanız doktorunuzla konuşun.

    Dokuzuncu ayında, hala meme veriyorsanız,memeye karşı isteği bu ay azalabilir. Ancak bu istek ne kadar azalsa da sık sık  kucağınızda emme pozisyonuna girmek isteyecektir ve bu isteğini de kesinlikle  geri çevirmeyin.Biberon kullanmayı red ediyorsa, bardağa geçmeyi deneyebilirsiniz.Ama gene de bebeği biberondan ayırmak için çok erken,çünkü biberonu iki yaşına kadar kullanırlar,kendisinin sıkılıp bırakmasını bekleyin. Şunu da unutmayın ki,biberonu kendi kullanan bir bebek emmeyi bırakmada oldukça zorlanır.

    Bu ay hız meraklısı olan yaramaz bebeğinizin gittikçe hareketlendiğini göreceksiniz.Zamanının büyük bir çogunu emeklemeyi ve oturmayı deneyerek geçirir,ve bu şekilde oturma şeklinide artık bulmuş olur.

    Bu ayın sonunda artık ayakta durmayıda kendi başlarına destek almadan becerirler.Bazı bebekler ayakta dururken, bir yandan da elindeki bir oyuncakla bile oynarlar.Artık etrafta ufaktan ufaktan dolanmaya bile başlamıştır.Ustaca hareketler bile sergiliyebilir,mesela bir mobilyadan diğerine önce ellerini uzatarak geçmeye çalışacaktır.Eğer bebeğiniz yürüteçteyse onu fazla yalnız bırakmayın ve etrafında tehlikeli bir nesnenin olmadığına emin olun.Çünkü yürüteçteyken oldukça yaramazlık yaparlar,ancak kendi başına duran bir bebek, bir eli sürekli bir yere dayandığından ortalığı pek fazla karştıramaz.

    Merakı ve hareketliliği  giderek arttığından,artık en önemli konu  bebeğinizin güvenliği olmuştur.Tırmanma isteğide yavas yavas belirmeye başlamıştır.Yukarı bir yerlere çıkmak onun için kolaydır,fakat aşağı inerken tehlikeli olabilir.Mesela bebeğiniz,emekleyerek merdiveni rahatlıkla çıkar,fakat geri dönüşünü hiç düşünmez. Kapıları kapatarak ve kilitleyerek, merdivenleri çıkmasını önleyebilirsiniz.

    Çekmeceli sehpalar da ona tırmanma isteğini uyandırır.Sehpanın kapağını açarak,tepesine çıkabileceğini,ordan da koltuğun üzerine geçebileceklerini kestirirler.Bu yüzden çekmeceleri de kilitli ve bantlı tutmanız gerekir . Evinizde ecza dolabı varsa bunu yere yakın yerlerden muhakkak kaldırın, çünkü çocuk için çok büyük bir tehlikedir.

    Mutfakta bebeğiniz için büyük tehlikesi olan bir başka yerdir, kesici aletler, elektrikli eşyalar veya temizlik malzemeleri bulunabilir.Kuru bakliyatlar size önemsiz gibi gözüksede bebeğiniz bunları burnuna sokabilir,boğazına kaçırabilir,o yüzden bunları bulunduğu yerden kaldırın,yüksek ulaşamayacağı yerlere koyun.

    Evdeki bitkileri de ulaşamayacağı yerlere koyun.Üzerine devrilmesi bir yana,bebeğiniz bunları koparıp yemek isteyecektir,bazı bitkiler zehirli bile olabilir.Bu ve bunu gibi tehlikeleri görüp şimdiden önleminizi almanızda fayda var.

    Bebeğinizi ne kadar uyarsanız da o sizin uyarılarınızı dinlemiyecek,o gene kendi bidiğini yapıcaktır,kızıp bağırmak yerine onunla konuşun,onu bu şekilde eğitin.

    9.AY DÖNÜM NOKTALARI  * SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL

    • Oyun oynarken sizi yanında görmek ister.
    • Oyuncaklarını benimser.
    • Diğer çocuklara karşı duyarlı olabilir; mesela onlar ağladığında o da ağlar.
    • Koruma içgüdüsü geliştiğinden sahip olduğu herşeyi korumak ister.
    • Sizin ruh hallinizi anlar ve ona göre davranır
    • Hapşıran veye öksüren biri gördüğünde onu taklit eder.
    • Evinize gelen herkese bütün becerilerini gösterir.
    • Oyuncaklarını birbirine vurar.Sürekli sevinçten el çırpar.
    • İki eline de oyuncak alır,ve bunları inceler.
    • Büyük nesneleri tutarken iki elini kullansa da küçük nesneleri parmaklarıyla tutar.
    • Ayakta durarken bir mobilyaya dayanır.
    • Bir elinde oyuncak varkende emekleyebilir.
    • Emeklerken kendi çevresinde geriye dönebilir.
    • Yükseklere tırmanma eğilimindedir.
    • Ondan bir nesne sakladığınız zaman onu bulur.
    • Sürekli aynı oyunu oynamaktan sıkılır.
    • Bir önceki gün hangi oyunu oynamışsa onu hatırlar.
    • Basit talimatları uygular.

    Ay Ay Bebek Gelişimi – 8. Ay Bebek Gelişimi

    - Şubat 7th, 2010

    bebek-gelisimi-8-ayBebeğiniz sekizinci ayında,yeni şeyler keşfetmek için yola çıkmaya hazırdır,çünkü çevresine olan ilgisi ve merakı iyice doruğa çıkmıştır.Henüz güven duygusu oluşmadığından, dünyayı kendi tanıması gerekmektedir.Gördüğü her şeyi bir an önce keşfetmek isteyeceğinden, yaptığının tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini henüz akıl edemez.Evin içinde sürekli ordan oraya hareket eder,eline geçen herşeyi hiç düşünmeden yere atar hatta ısırır ve çeker.

    Bebeğiniz artık emeklemeyi çok iyi öğrenmiştir ve hareketleri de iyice ustalaşmıştır.Kimi bebekler Çok hızlı emekler bu yüzden onları takip etmek çok zor olur.Özellikle kapıları açıp kapatırken çok dikkat ediniz ;Çünkü çoğu bebek,kapı arkasında durmaya bayılır. Kapı aralıklarına parmaklarını da koyarlar, bu onlar için oldukça eğlencelidir.Fakat çok dikkatli olmazsanız parmağının kapıya sıkışmasına neden olursunuz.

    Artık destek almadan da uzun bir süre oturabilirler.Emekleme kasları gittikçe kuvvetlenen bir bebeğin ayağa kalkmasıda çok kolay olacaktır. Otururken,ayağa kalkmak onun için çok zor olsada bunu deneyerek başaracaktır,çünkü henüz elini nereye koyacağını, ağırlığını nereye yükleyeceğini ve ne zaman ayaklarını kullanacağını anlayamaz.

    Bunları yaparken bulunduğu odanın boş olmasına dikkat edin ve hiçbir şekilde ona karışmayın bırakın hata yapa yapa doğruyu kendi bulsun. Ayağa kalkmayı başardıktan sonra ne yapması gerektiğini uzun bir süre düşünecek,sonra da tek eliyle tutunarak durmayı, ve hangi ayağına yüklenmesi gerektiğini öğrenecektir.Bunlar onun adım atmasına birer hazırlıktır. Ayrıca hangi mobilyaların kendisini taşıyıp,taşıyamıyacağınıda bu sayede öğrenir.

    Kısa bir süre sonra da kendini kanepe dayıyarak, iki elini de bırakır.Ayakta dik durmayı tam olarak beceremez bu ancak bazı zamanlarda gerçekleşir.Ayaktayken yere otuması birkaç haftayı bulabilir. Bunu yaparkende bağırarak sizden yardım isteyecektir.Ayakta durmayı ona öğretemezsiniz,yalnızca oturmaya çalışırken belinden tutup öne doğru eğebilir ve dolayısıyla kalçasına dayanarak oturmasına yardım edebilirsiniz.Çok da müdahale etmeyin,çünkü sizin yardim ettiğinizi düşünerek hiç çabada sarfetmeyebilir.

    Bu dönemde yemek düzenini tahmin etmek çok zordur,çünkü haftadan haftaya bu değişebilir. Bazı bebekler kendi yemek yemek istemezken bazıları ise yemek işini kendi kendine becermeyi tercih eder.Kimi bebek vardır ki kendi tabağındaki yemeği yemeyip, sizin tabağınızdaki yemeğe el atar.Diş çıkartırken çoğu bebeğin yemeğe olan ilgiside azalır. Bu konuda çok katı olmayın,böyle zamanlarda bebeğin istediğini yapın ve zorla yemek yedirmeye çalışmayın.

    Artık uyku saatlerini de tahmin etmek bir hayli zordur.Bazı bebekler 14-15 aylığa kadar gündüzleri iki kez uyusa da, birçoğu sadece bir defa uyuyabilir.Bu bebeğinizin gündüzleri çok hareket edip etmemesiylede bağlantılıdır.Çok yorulmuşsa uykusunun saatini biraz daha uzatabilir.

    Bebeğinizin kendi başına tekrar uyuyabilmeyi öğrenmesi için zamana ihtiyacı vardır.Uyandığı zaman çok şiddetli ağlıyorsa onunla yumuşak bir tonda konuşun,ona sarılın,onu sallayın;böylece rahatlıyacaktır, çünkü ağladığı sürece uyuyamaz.

    Artık bebeğiniz nesneleri parmaklarının arasına koyup,tutabilir.Ay sonunda kırıntıları veya küçük nesneleri eline alabilir. Bu önemli bir aşamadır çünkü iki parmağı kullanabilmek insanı hayvandan ayıran önemli özelliktir.
    Bebeğiniz artık bir nesneye uzanıyor,onu tutabiliyor,ve bırakabiliyordur. Eliyle neler yapabileceğini artık çözmüştür ve tuttuğu nesneye rahatlıkla adapte olabiliyordur.25 cm uzağa kadar her şeye uzanabilir. Uzanmak,onun için etrafı keşfetmekte büyük bir etkendir. Artık istediği şeyleride rahatlıkla işaret edebilir ve parmağınızla gösterdiğiniz bir nesneyi gözleriyle takip eder. Detaylara o kadar çok önem verir ki,odaya yeni koyulan eşyayı hemen fark eder.

    Bebeğinizin evdeki en sevdiği yerlerden biride mutfaktır, çünkü orada onu irili ufaklı bir sürü eşya , yiyecek ile dolu dolaplar,boşaltılmayı bekleyen çekmeceler beklemektedir.Siz raflardaki kırılacak eşyaları,kesici aletleri yerinden kaldırırsanız tehlikelerin yarısını önlemiş olursunuz.Plastik kapları oynaması için ortalığa bırakabilirsiniz, ancak unutmayın ki o bir süre sonra diğerlerini de isteyecektir. Çekmece ve dolapların kapaklarını açmasını istemiyorsanız ufak kilitler yapabilirsiniz.Çöp kutularınıda ortalık bir yere bırakmayın çünkü bebekler çöp kutularına bakmayı ve karıştırmayı çok severler.

    Bebeğiniz ilk kelimesini söylemeden çok önce dil gelişimi zaten oluşmaya başlamıştır.O size cevap veremese bile onunla sürekli sohbet edin.Ona bilinen,basit şeyler anlatın,hala daha ne dediğinizi anlamasada çıkardığınız ses ve ritimlerden anlam çıkarmaya çalışıcaktır. Çıkardığı sesler size çok anlamsız gelsede,aslında bu duyduğu bir sesin taklididir.

    Bundan sonra ki aylarda da bebeğiniz sürekli gelişim içinde olacaktır. Bu dönem geçtikten sonra bebeğinizle bir daha hiç bu kadar yakın olamayacağınızı da unutmayın..

    8.AY DÖNÜM NOKTALARI – SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL

    • Hoşuna gitmeyen nesneleri iter.
    • Anne ve babasına bağlıdır: yabancılar onu korkutabilir.
    • Aynadaki görüntüsü çok hoşuna gider ona güler, vurur ve onu öper.
    • Bütün ilgiyi kendisine çekmek için bağırır
    • Baş ve işaret parmaklarını kullanarak nesneleri tutmayı öğrenmiştir.
    • Bir nesneye doğru bakarken diğer bir nesneyi de tutabilir.
    • İşaret ettiğiniz yöne doğru bakar.
    • İleriye ve geriye doğru emekler.Elinde bir nesne varkende emekleyebilir.
    • Mobilyalara tutunarak ayakta durabilir.
    • El sallayabilir ve ellerini çırpabilir.
    • Her şeyin tadına bakmak ister.
    • Daha önce yapmış bir olayı hatırlayabilir.
    • Nesneleri dış, üç boyutlu objeler olarak algılar.
    • Öğrendiği yeni bir davranışı,bildiği davranışlarla birleştirir.
    • “Anne” ve “baba” kelimesini artık bilinçli olarak söyler.

    Ay Ay Bebek Gelişimi – 7. Ay Bebek Gelişimi

    - Şubat 2nd, 2010

    bebek-gelisimi-7-ay7. ayda bebeğinizin  gelişimi hızlanmiştir.Bu zamana kadar çok şey öğrenmiş ve bundan sonrada sürekli gelişim ve öğrenme içinde olacaktır. Fiziksel ve zihinsel gelişiminin yanında,mantığını ve dilini de kullanmayı öğrenicek ve böylece problemlerini kendi halletmeye çalışıcaktır.

    Bebeğiniz büyürken,kendi kafasında yarattığı dünyada onunla beraber büyür. Bu ay sonunda artık emeklemeye başlayacak,elleri ve dizleri üzerinde kendini kaldırabilecek,ileri geri hareket etmeye çabalıyacak; kısa bir süre sonra da  gözüne kestirdiği bir nesneye uzana bilecektir. Bu hareketlere sürekli devam ederse el ve ayakları bir süre sonra uyumlu hale gelecektir.Önce sadece geri geri gidebilse de zamanla hareketlerini  kontrol altına alabilecektir. Emekleyen bebeklerde güvensizlik duygusu oluşur bu bir süre sonra kaybolabilir, bazı bebeklerde ise bu güvensizlik duygusu kuvetli bir ayağa kalkma isteğine dönüşebilir.

    Bütün bebeklerin gelişme düzeni farklıdır,bu yüzden  emeklemeden önce yada sonra emeklemek yerine,değişik hareketler yapabilirler.Bazı bebekler sadece öne doğru giderken, bir başka bebek ise geri geri gidebilir. Emekleyecek kadar güçlendiğinden” kurbağa stili” emeklemeyi, bir başka deyişle ellerini ve dizlerini beraber hareket ettirebilirler. Bazı bebeklerin ise hızlı bir şekilde gelişme gösterip, hiç emeklemeden direkt olarak ayağa kalkıp yürüdüğü de görülür.

    Bebeğinizin yeni şeyleri tanıyıp,öğrenmesi için onu serbest bırakmalısınız.Oyuncaklarıyla eskisi gibi oynamayacak,etrafada bol bol gülücük saçacaktır. Hem merakı hemde korkuyu birlikte yaşıyordur.Bebeğiniz kapının dışında ne olduğunu merak eder ama  sizi de bırakmak istemez,sonra kararsızlığı bırakıp,cesaretlenerek ileri bir adım atar.Sizin yanınızda kendini güvende hissettiğinden tekrar sizin yanınıza gelir.Onun bu korkusunu yenmek için birkaç dakikada bir ona gözükün.

    Hareket yeteneği ile birlikte oturma yeteneğide iyice gelişmiştir.Destek almadan bile artık oturabilirler.Kendi başlarına oturmayı ne kadar becerselerde gene de bir yana doğru kayarlar,düşmemek için de ellerini kullanacaklardır. Bir zaman sonra ise dengesi gelişecek ve artık oyuncaklarla bile oynayıp, başka işle meşgul olabileceklerdir.
    Bebeğiniz,heryönden gelişsede uyku düzeni sabit kalacaktır.Çoğu bebek gün sonunda yorgunluktan hemen uyurken, bazıları ise yoruldukça daha hareketli olacaktır.Evin içindeki gürültülü ve ses onun uykusunu dağıtacağından yatma  zamanı ses ve gürültü çıkarmamaya özen gösteriniz çünkü ses ve gürültü demek onun için oyun demektir.Yatma zamanına yakın hareketli oyunlara değilde,temposunu biraz daha yavaşlatıcak oyunlar oynayabilirsiniz.Eğer yorgun bir gün geçirdiyse,uyutmak için onu biraz sallarsanız buna itiraz etmeyecektir. İlk altı aydan sonra  zaten uykusu  düzene girmiş olacaktır(seyahat ve hastalık gibi dış faktörler hariç).

    Uyumadan önce güzel bir banyo onu rahatlatıcaktır.Artık büyük bir küvette yıkayabilirsiniz fakat,küveti sadece birkaç santim suyla doldurun. Bebeklerin çoğu suda oynamayı çok sever, ne olursa olsun onu banyoda yalnız bırakmayınız.

    Uyku düzeni gibi,beslenme düzenide aynı kalır.Bebeğiniz  artık parmaklarıyla değil,avuç içlerini kullanarak yemek yemekten hoşlanır,çünkü her yiyeceği artık eliyle tutmaya başlamışıtr.Hala daha yiyecekleri bir elinden diğerine geçirmekten,sıkmaktan,atmaktan büyük keyif alırlar. Huzursuzlandığı zaman eline bir yiyeyecek verirseniz bu onu biraz daha sakinleştirecektir, fakat bunun bir alışkanlığa dönüşmesine izin vermeyiniz.

    Artık kendi kendine yemek yemek istiyecektir, bu yüzden sizin verdiğiniz yemekleri ağzından çıkarabilir,her ne kadar kendi başına yemek onu mutlu etsede henüz kaşığı ağzına götüremez. Bebeğiniz gördüğü her şeyi taklit ettiği için ortalığın dağınık olması sizi kızdırmasın. Mama sandalyesini siz nasıl temizliyorsanız o da sizin gibi temizlemeye çalışacaktır.Bunları yaparken hangi elini kullandığı pek belli olmaz fakat her beş çocuktan dördü sağ elini kullanmaya eğilimlidir.

    Her anne bebeğinin değişik gıdalara alışmasını ister,bu şu an için gerekli değildir, önemli olan bebeğinizin yemek yemekten keyif almasıdır.Siz gene yemeklerini düzenli vermeye devam edin,ona değişik tatlar sunun ancak “tabağını tertemiz yapmasını” veya bunun gibi hoşlanmayacağı şeyleri ondan istemeyin.Önemli olan bebeğiniizn bu yeni tadı sevmesi,bebeğiniz doymuşsa eğer yemeği ağzından geri çıkarır,yemesi için ona ısrar etmeyin.

    Bizler genelde bebeğin ana yemeğinin ne zaman verildiğini bilemeyiz. Besin değerini de  düşünürsek bunun fazla önemi yoktur, ancak değişik yemekleri yemeden önce et-sebze gibi yemekleri gün ortasında vermeliyiz. Bizler akşam yemek yemeden önce ilk başta bebeğimizin karnını doyururuz,karnı doymuş birbebek sofrada size rahatça eşlik edicektir.

    Bebeklerin çoğu bu dönemde,çok fazla yemek şeçeneği olduğundan biberon kullanmayabilirler. Bir kap yardımıyla içiyorsa, günde bir-iki kez kullandığı biberonu artık bırakabilirsiniz. Genede aceleci davranmayın,çünkü bir yaşına kadar hala daha memeden kesilmeyen bebekler vardır.
    Bebeğiniz yeni davranışlar segileyecektir,bu da sizi endişelendirmesin.Mesela ayak parmaklarını emebilirler,bunu da zaten kendi başına yürümeye başladığı zaman unutacaktır.

    Kulaklarıyla çok oynarlar bunu  genellikle diş çıkaracakları zaman yaparlar. Birçok bebek diş çıkarırken alt dudağını emer.Her bebekte diş çıkarma aynı olmayabilir,çok acı çekip zorlanabilirler.Bebeğin huysuz  davranışlarını genellikle diş çıkarma ile yorumlarlar, ancak rahatsızlığı çok fazla ise, bunun başka nedenleri olup olmadığını anlamaya çalışın. Diş çıkarırken ,ishal veya çok yüksek olmamakla beraber ateşleri artar. Ancak sıkıntısının nedeni başka bir rahatsızlık da olabilir,bunu düşünerek genede doktorunuzu arayın.

    Sosyal aktiviteleri fazlalaştığından bu dönemde ses çıkarmayı biraz azaltabilirler.
    Memnuniyetliklerini tatlı gülücüklerle, neşeli çığlıklarla  belli ederler.Yanında bulunanların çıkardığı sesleri taklit eder ve kendisine “hayır” denildiğini daha çok sesinizin tonundan anlarlar.

    Siz onun için hala daha dünyanın merkezisinizdir.Yüzünüzü,ellerinizi,saçınızı veya üzerinizdeki herhangi bir şeyi ısırarak veya çiğneyerek tanımaya çalışıcaktır. Şimdiye kadar “anne” veya “baba” kelimesini kullanmış olsa da  sizi kastetmiyor, büyük bir ihtimalle yakınında bulunan birine sesleniyordur ama birkaç hafta içinde ise sadece size “anne” demeye başlayacaktır.

    Görmediği bir nesnenin de aslında var olduğunu bu dönemde iyice anlıyacaktır.Mesela yere düşürdüğü şeyi aramaya başlayacak ya da sevdiği oyuncağı sadece bir ucunu görse bile artık onu tanıyabilecektir.

    Neden-sonuç ilşkisinide artık iyice kavrarlar.Mesela bir yatağın üzerinde duran bebeğe ulaşıp ulaşamayacaklarını bilirler,yatak örtüsünü kendilerine doğru çekerek bebeğe ulaşabilirler. Bütün bunlar belki size basit görünebilir ama bebeğiniz için bunlar çok önemli gelişmelerdir.
    Ne olursa olsun, huzurlu bir anne, huzurlu bir çocuk demektir.Siz, aileniz için en uygun olanı zaten yapıcaksınız.

    7.AY DÖNÜM NOKTALARI – SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL

    • Şaka yaptığınızı anlar ve kendisi de şaka yapmaya çalışır.
    • İstemediği bir şeyi ona yaptırmak çok zordur.
    • Aynadaki görüntüsüne elleriyle vurmaya çalışır.
    • Çıkarmış olduğunuz ses tonlarından,”evet” mi yoksa”hayır”mı diyorsunuz bunları anlar.
    • Her zaman sosyal bir bebek olmak ister.
    • Başına artık tam olarak hakim olabilir.
    • Yerde sürünme hareketini daha çok yapar.
    • Hem ellerini hem de dizlerini kullanarak öne ve arkaya hareket eder.
    • Sırtüstü yatarken kalçalarını öne arkaya kaldırarak hareket eder.
    • Bir yada iki dişi çıkmış olabilir.
    • Aynı anda iki elinide kullanmayı öğrenmiştir ve artık nesneleri rahatlıkla tutar.
    • Ellerini kullanarak vücudunu tanımaya çalışır.
    • Nesneleri tutmak için parmaklarını kullanır.
    • Destek almadan oturabilir.
    • Çok dikkatlidir ve ayrıntılarla ilgilenmeye başlar.
    • Ondan birşey sakladığınız zaman aslında yok olmadığını bilir.
    • Taklit etmeye devam eder.
    • “ma,mu,da,di” gibi heceleri rahatlıkla söyler.
    • Bir nefeste iki-üç ses çıkarabilir.
    • Yaptığı hareketlerde atık neden-sonuç ilişkisi kurar.
    • Gördüğü bebek resimlerini kendisiyle özdeşleştirir,resmi incelerken sesler çıkartır.
    • “Sizin” bir tane olduğunuzu ve sadece ona ait olduğunuzu bilir.
    • Kendi ismini söyleyebilir.

    Ay Ay Bebek Gelişimi – 6. Ay Bebek Gelişimi

    - Şubat 1st, 2010

    6-ay-bebek-gelisimiBu ayın bitiminde bebeğiniz yarı yaşını tamamlamış olacak!.Bu aralar bebekliğinin en heyecanlı dönemlerini yaşamakta.
    Bu aylarda her bebek farklı şeylere odaklanır. Kimi bebek emeklemeye odaklanırken;bazıları ses çıkarmaya yoğunlaşabilir; bir diğer bebek ise saatlerce elindeki oyuncağı inceler.

    Bebeğiniz bundan sonra bir faaliyetten diğer bir faaliyete kayıp duracaktır.Onun bu hızlı gelişimi sizi heyecanlandırsada, bebeğinizi başka bebeklerle kesinlikle kıyaslamayın,çünkü boş yere endişeye kapılırsınız, eninde sonunda her bebek konuşmayı ve yürümeyi öğrenecektir.
    Uyanık kaldığı zamanlarda etrafa sadece bakmakla yetinen bir bebek bile büyüyor ve öğreniyordur.Bu bebek diğerlerinden farklı olarak sadece ‘görsel uyarılarını’ geliştirmeye yoğunlaşmıştır.

    Yerde hareket ederken ona hiçbir şeyi öğretmenize gerek yoktur.O nasıl olsa İçinden geldiği gibi hareket edicektir.Bağımsızlık dürtüsü geliştikçe de, her şeyi kendi yapmak isteyecektir.Emeklemeye de artık bu ay başlayacaktır (gövdesi hala yerdedir);fakat ellerinin ve dizlerin üzerinde durmaya daha hazır değildir. Öne bile daha doğru dürüst gitmeyi beceremezken arkaya doğru gitmesi sizi şaşırtmasın,çünkü Ara sıra değişik teknikler de deniyecektir:mesela başını ve kalçalarını kaldırarak dizlerini altına alır ve öne doğru atılır. Çok kolay bir hareket gibi gözükmese de, bu hareket onu şimdilik bir noktadan diğerine götürür.
    Kolları oldukça kuvvetlidir.Bebeğinizin kol ve bacak kaslarını güçlendirmek için şınav hareketi yaptığını bile göreceksiniz. Yuvarlanmak onun için en eğlenceli oyunlardan biridir bu yüzden yüzükoyun yatarken,sırt üstü dönebilir.

    Bu ayın sonunda, artık bebeğiniz tek başına oturabilir,bu onun için oldukça mutluluk ve heyecan verici bir olaydır-ama bazı bebekler oturmayı destek almadan yapamazlar.Sürekli sağa-sola,öne-arkaya düşüyorsa henüz desteksiz oturmaya hazır değil demektir.
    Artık ayağa kalkmak içinde büyük bir istek duyucaktır, bu da kazalanma riskinin çok fazla olduğunu gösterir.İlgisini çeken bir nesneye uzanırken,oturduğu yerden bile düşebilir.Bu yüzden önlem almanızda her zaman fayda var:mesela oturduğu mama sandalyesinin emniyet kemerini muhakkak bağlayın.
    Bebeğiniz artık daha hareketli bu yüzden, oyun oynadığı alanları da güvenli hale getirmelisiniz:mesela, merdiven başına kapı takmak,kaloriferleri saklamak,sehpa ve kitaplıkların kenarlarına da plastik koruyucu koymak,elktrik prizlerini bantlamak gibi…Etrafta sivri uçlu nesneler bulundurmamaya dikkat edin ve ailede büyük çocuk varsa ona da bu tehlikelerden bahsedin.

    Bebeğinizi yürüteçe koymak istiyeceksiniz fakat bunun için henüz çok erken.Yürüteçlerin bebekleri daha erken yürüttüğü söylenir fakat aksine, yürümeye başlamasını geciktirir.Yürüteçte bebek her ne kadar bacaklarını kullansa da, yürümek için gerekli olan kalça kaslarını kullanamaz. Ayrıca bebek için yürüteç yeni bir tehlikede demektir. Onun şuan da motor becerilerini geliştirmeye ihtiyacı vardır bu yüzden ona biraz zaman tanıyın.

    Artık bebeğiniz kendi yemek yemeği becerebildiğinden, yemek yemek onun için çok keyifli anlara dönüşecektir.Amacı sadece yemeğin tadına bakmak değil,mesela bir parça muzu ağzına götürebilir, onu parçalar,avuçlar,onunla oynar,etrafa püskürtür veya yemek kaşığı ile oynar.Şunada dikkat etmelisiniz, ağzına aldığı parçalar boğazına kaçıyorsa daha kendi başına yemek yemeye hazır değil demektir,bunun için iki-üç hafta daha beklemelisiniz.Artık bebeğinizden temiz ve düzenli olmasını beklemeyiniz.Hertürlü dağınıklığa hazır olun,kesinlikle sinirlenmeyin ve yemeği bitmeden etrafı boşuna temizlemeyin.Sizin işinizi kolaylaştırmak içinde,halınızın üstüne kullanmadığınız bir örtü serin böylece etrafı temizlemeniz daha kolay olacaktır.

    Bebeğiniz farklı besinlerden farklı vitaminler aldığı için vücudunun ihtiyacı olan süt miktarı da azalmaya başlıyacak,annesini emen bebek süt alımını kendi kendine azaltacaktır. Formül süt alan bebeğin ise biraz yardıma ihtiyacı olabilir.
    Bebeğiniz artık bir nesneye uzanırken onu tutarken daha başarılıdır,en büyük problemi tuttuklarını çabuk bırakmasıdır,çünkü çabuk sıkılırlar ve yeni şeyleri keşfetmek isterler.
    Bu dönemde ekmek kırıntıları gibi küçük parçaları tutmak çok hoşuna gider, ancak tüm elini kullanamadığından hayal kırıklığı yaşar,çünkü parmaklarını nasıl kullanacağını bilmiyordur. fakat büyük nesneleri tutar ve bazen elinde iki ayrı nesne tutup birbiriyle kıyaslar. Bu ayın sonunda doğru daha önce birilerini yaparken görmüşse, kendisi de bir küpü diğerinin üzerine koymaya çalışır.

    Bebeğiniz eline geçen her şeyi sallıyacak ve ses çıkarıp çıkarmadığını dinliyecektir. Oyuncaklarını birbirine vurar veya yere doğru fırlatır, sonra da çıkardığı sesleri dinler. Hem çıkardığı sesleri dinlemek, hem de her seferinde aynı sesleri çıkarıp çıkarmadığını anlamak için bunları sürekli yere atıcaktır. Bu alıştırmaların sonunda elinin değil oyuncakların ses çıkardığını öğrenecektir.

    Oyuncağını elinden alınmasına,ses çıkarmamasına çok kızar. Siz onların bu şekilde oynamasından keyif almazsınız ama o bu oyunu seviyor ve oynarken de öğreniyordur.
    Ona şekil değiştiren oyuncaklar alın. Onların canlı veya cansız olduğunu henüz anlayamaz,mesela minik bir fırdöndü ile konuşmaya çalışır.Sessiz harflerin çoğunu da söyleyebiliyor ve değişebilen ruh halini artık anlatmayı beceriyordur.Şu an sadece mutluluk ve sıkıntısını gösterebilse de diğer duygularını anlatmak içinde çabalıyacaktır.İşittiği seslerden konuşmaları anlamaya çalışır ve duyduğu seslerin kızgın mı, sakin mi onaylayıcı mı oldugunu anlar ve bunları yüz ifadesiyle gösterir.
    Kelime hazinesi de gelişmiştir,kelimeleri ne kadar söyleyemese de anlamlarını bilir.Bu ayın sonuna doğru ismini söylediğiniz birkaç nesneyi gözleriyle size gösterir.
    Ruh halide bu ayda sürekli değişiklikler gösterir.Hoşlanmadığı bir durum karşısında sinirlenebilir, fakat ilgisini başka yöne çekerseniz hemen sakinleşecektir. Bu durum iki-üç ay daha devam edicektir ve kendisi bu süreç içinde hislerini kontrol altına almayı öğrenicektir.Eğer hala daha kontrol edemiyorsa hemen paniğe kapılmayın çünkü bu durum ana okul dönemine kadar da devam edebilir.
    Odadan dışarı çıktığınızda bebek sizi takip edemez, ancak çıkardığınız seslerden doğru sizin yakınlarda biryerde olduğunuzu bilir ve sizi duysun diye de değişik sesler çıkartır, sizin tepki vermenizi bekler.

    Yüzünüz onun için çok şey ifade etmektedir.Bu yüzden yüzünüzü sürekli inceler ve her defasında dokunmaya çalışır; parmaklarıyla gözlerinize, burnunuza dokunur ve parmaklarını ağzınıza sokmaya çalışırlar; saçınızı ve kulaklarınızı çeker. Bu şekilde bebeğiniz sizi daha iyi tanıyacak ve sizin ondan farklı bir insan olduğunuzu anlayacaktır.Kendi saçını çektiği zaman canı aciyacak, ama sizin saçınızı çekerken canınızın acımadığını görücek.
    Yüzünüzü ondan saklayıp aniden ortaya çıkarmanız, onun için çok keyifli bir oyundur,zamanla bu oyunu daha çok oynamak isteyecektir,çünkü Sevdiklerinin aniden kaybolması ve geri gelmesiyle güven duygusu gelişicek ve kendini güvende hissedecektir.

    Bebeğinizin herkese gülmesini beklemeyin,onunla ilgilenen ve onunla oyun oynayan kişilere daha sıcak davranır,eğer o kişi yanından gidersede hemen ağlayıcaktır.
    Altıncı ayın sonunda, bazı anne ve babalar çocuklarını diğer çocuklarla karşılaştırırlar. Bebeğiniz sürekli hareket ediyorsa, biri mutlaka çıkıp onun erken yürüyeceğini söyler.Ama İşin doğrusu bebek, kendini ne zaman hazır hissederse o zaman yürüyecektir,bu erken ya da geç olabilir. Önemli olan az önce belirtiğimiz gibi bebeğinizin kendini hazır hissetmesidir.

    6.AY DÖNÜM NOKTALARI – SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL

    • Ruh halini çıkardığı seslerle ifade eder: “ga-ga, gu-gu”.
    • Tanımadığı kişilerden rahatsızlık duyar.
    • Müzik sesi duyduğunda ağlamasını keser.
    • Adını duyduğu zaman tepki verir.
    • Emeklemeye çalışır.
    • Başını rahatça hareket ettirir.
    • Vücudunu her yöne rahatlıkla çevirebilir.
    • Destek alarak oturabilir.
    • Kendi başına yemek yemek çok hoşuna gider.
    • Damak tadı da artık gelişmiştir.
    • Yemek yerken oyun oynamaya bayılır.
    • İlk dişi yarılarak çıkabilir.
    • Kalın nesneleri iki eliyle tutabilir.
    • Sırtüstü yatıştan yana dönerken oturur konuma geçebilir.
    • Ruh hali sürekli değişkendir. Memnuniyet, mutsuzluk,öfke gibi duygular arasında gider gelir.
    • Nesneleri uzun süre inceler ve onları tanımaya çalışır.
    • Artık sessiz harfleride kullanmaya başlamıştır: (f,v,s,z,m,n gibi).
    • Farklı şeyler görmekten hoşlandığı için,nesneleri ters çevirip bakabilir.
    • İki nesneyi birbiriyle kıyaslayabilir.

    Ay Ay Bebek Gelişimi – 5. Ay Bebek Gelişimi

    - Kasım 5th, 2009

    ay-ay-bebek-gelisimiBebeğiniz bu ayın sonuna kadar,doğduğu günkü kilosunun yaklaşık iki katına ulaşacaktır. Beşinci ayın başından, birinci yaşının sonuna kadar her ay 500gr. almalıdır.Fakat kilosu her zaman aynı miktarda artmayabilir.

    Kilo alan bebeğiniz kendi fiziksel özelliklerini keşfetmeye çalısıcak,özelliklede “Uçak” hareketini birçok kez yaptığını göreceksiniz;yüzü koyun yatarken kollarını ve bacaklarını iki yana açıp ve kafasını yukarı kaldırıcak,bu hareket sırt ve boyun kaslarını daha da çok geliştirecektir.Bu ayın sonuna doğru bebeğiniz artık bir ayağını göbeğine kadar kaldırabilir; hareketli bir bebeğiniz varsa karnının üzerindeyken her iki ayağını da iterek yatakta ilerleyebilir.

    Bebeğiniz,artık yatağında sırtüstünden yüzükoyun, yüzükoyun yatarkende sırtüstü kolayca dönebilicektir; her iki tarafa da dönmeyi ise önümüzdeki biriki hafta içinde becericektir. Dönüşleri öğrenirken ona sizde yardim etmelisiniz.

    Bebeğiniz artık vaktinin büyük bir kısmını ,sizleri dinleyerek,konuşarak ve yeni bir şeyler keşfederek geçirecektir.bu yüzden sabahları erkenden kalkıcaktır. Her zaman olmasada bütün bebekler genellikle sizden daha önce uyanır.Uyandıkları zaman bir süre yatağın içinde kendi kendilerine oynarlar,bu sayede sizin biraz daha uyuma şansınız olur;akşam yatarken bebeğinizin yanına sevdiği birkaç oyuncağı koymanız faydalı olur.
    Bebeğiniz artık,gündüzleri sadece bir kere uyur. Uyumak istemese bile, bir süre dinlenmesi ve rahatlaması için onu yatağına yatırabilirsiniz.

    Artık oturmayı becerebildiğinden pusetiyle gezmek ona büyük keyif vericektir.Çevresinde göreceği, koklayacağı ve duyacağı,yeni seyler keşfedeceği öylesine çok şey var ki… Bebeğinizi yanınıza alıp bir boy aynasının karşısına geçip sizi ve kendisini seyrettirmeniz çok hoşuna gidicektir.

    Bebeğiniz artık çok hareketlendiğinden,sıcak havalarda, vücudunun bazi bölgelerinde terlemesinden dolayi isilik dediğimiz, sivilce gibi görünen, kırmızılıklar oluşabilir. Böyle bir durumla karşılaştığınız zaman,hafif kıyafetleri tercih edin, sık sık banyo yaptırın ve bu bölgelere bebe pudrası dökün. (Pudrayı direkt bebeğin cildine değil, önce kendi elinize döküp sonra bebeğe sürün,elinizin temiz olmasinada dikkat edin).
    Artık ana kucağında daha rahat hareket edebililir, mama sandalyesinde de oturabilir.Ona yaylı bir salıncak ya da oyun sandalyesi alırsanız çok mutlu olucaktır. Bebeğinize, yardımsız tam oturmayı öğrenene kadar yemeklerini ana kucağında vermeye devam edebilirsiniz.

    Her nekadar dördüncü ayda katı gıdalara geçilsede bazı doktorlar, katı gıdalara geçmek için bu ayı beklerler. Bebeğiniz yeni tatları denedikçe daha çok sevecektir.Doktorunuz katı gıdalara geçerken size ne yapmanız gerektiğini söylemiştir:mesela sevdiği bir mamanın içine, yeni deneyeceğiniz yemekten az miktarda karıştırıp onu bu tada alıştırabilirsiniz,zamanla bu miktarı arttırın. Böylece, o yeni tatlara yavaş yavaş alışırken, siz de fazla ileri gitmeden, verdiğiniz gıdaya alerjisi olup olmadığını anlayabilirsiniz.

    Bebeğiniz,ilk denemede bazı tadları beğenmeyebilir,o zaman biraz daha bekleyip birkaç gün sonra tekrar deneyebilirsiniz.Çok sevdiği bir mamayı yemeği red ediyorsa hemen telaşlanmayın , nasıl olsa bir süre sonra tekrar yemeye başlayacaktır.

    Bebeğiniz mamasını yerken oyun oynamayı çok sever,bu yüzden mama saatleri uzun sürer.En sevdiği oyun ise ağzındaki yemeği dışarı püskürtmektir.

    Bebeginiz anne karnında aldığı demir stoğunu artık tüketmiştir, bu yüzden anne sütü alan bebeklere demir damlalarını, Hazır mama (formül süt) alan bebeklere ise, demir katkılı olanları tercih etmelisiniz. Bu konuda doktorunuza danışmalısınız.

    Bebeğiniz bu ay daha çok emme isteği duyacaktır, bunun nedeni ise katı gıdalara geçtiğinden daha az emiyor olmasıdır.Bazı hareketleri öğrenirken heyecanlanıp yorulduğu için kendini rahatlatmak içinde emerler. Bazı bebekler ayak parmaklarını bile emebilir.

    Bebeğiniz huzursuz olduğu zaman kendisine zarar verebilir(kendisine vurabilir veya kendini tırmalayabilir). Bunun bilimsel açıklamasını yapmak çok zordur, çünkü çoğu yetişkin insan bile,acıya dayanabilmeyi kolaylaştırmak için kendilerini bir şekilde yaralarlar.

    Bebeğinizin bir yere uzanma ve ona ulaşma isteği de gelişmiştir. Bu durum, emeklemenin temelini oluşturur.Ne kadar bebeğiniz uzak bir yere ulaşamasada da gözleri ellerine kılavuzluk eder.Elindeki bir nesneyi diğerine kolayca geçirir ve iki eliyle birden rahatça kavrar.Böylece nesneleri ağzına götürmesi kaçınılmazdır,ağzına aldığı herseyi ciğner,yutar,bu yüzden daha dikkatli olmalısınız.

    Bebeğiniz artık değişik hareketlerden değişik sonuçlar çıktığını öğrenmeye başlamıştır,bunu da biberonu tutuşundan veya bir oyuncağı kavramasından anlarsınız.Elinden oyuncağı düştüğü zaman onu gözleri ile arar,ancak bir nesneyi sakladığınızı görse bile onu bulabileceğini düşünemez.Başka birşeyle ilgilense bile neyin nerde olduğunu çok iyi biliyordur.

    Beşinci ayda artık cinsel organını da keşfetmeye başlayacaktır. Bir çok anne,baba bu durumdan memnun olmaz. Ancak bebek, nasıl parmaklarını ve ayaklarını keşfettiyse cinsel organını da hissederek ve kurcalayarak keşfedecektir. Bu bölgeyle daha çok ilgilenmelerinin sebebi ise,bez ile kapalı olması ve her istediklerinde ulaşamamalarıdır.Bebeğinize yaptığının “kötü” bir şey olduğunu kesinlikle söylemeyin. Bırakın tanısın.Nasıl vücudundaki her oragını ona ismiyle tanıttıysanız bunu da ismiyle tanıtın.

    Bebeğiniz artık daha sosyal ve aktif bir durumda olduğu için bu hem sizin için hemde onun için çok eğlenceli olucaktır.Dudaklarını büzer, tükürür, agu’lar yapar ve dilini çıkartır,gülücükler saçar,herşeyi taklit etmeye çalışır. Çıkardığı sözler, duyduğu seslerin taklidi gibidir.

    Bebeğiniz sesli ve sessiz harfleri daha çok kullanır. “Da” en çok çıkardığı hecedir. Ara sıra, bu “da-da” olarak da çıkar.

    Sizde bu çıkarmış olduğu seslere olumlu tepkiler verin ki cesaretlensin ve “da” hecesini çok sık kullanıcak fakat ne dediğinin kendi de farkında olmıyacaktır.Siz de onunla beraber bu heceleri taklit ederseniz bu oldukça hoşuna gidicektir.

    Bebeğinize doğduktan sonra her ne kadar işitme testi yapılsa da, bu ay tekrar edilmesi uygun olur.Çünkü, Konuşma ve dil gelişimi duyma yetisine bağlıdır ve erken yapılan bir müdahale,ileride doğabilecek sorunları önler.

    Altınca ayına geldiği zaman ise insanları yadırgamaya başlıyacaktır.Aile dışından tanımadığı insanlara tepki vermeye başlıyacak ve onların yüzünü uzaktan inceleyecektir.Bebeğinizi kucağınıza alıp inceletme şansi verirseniz kendini güvende hissedip zarar gelmediğini de anlayınca onlara alışması daha kolay olucaktır.Aile büyükleriniz(dede,anneanne,babaanne)bebeği sık görmeye gelmiyorsa bu durumu onlara anlatmakta hayli zorluk çekeceksiniz.Yabancı gördüğü insanlara nasıl yaklaşacağı konusunda ona yardımcı olmalısınız;gelen misafirlerin bebeği görmezden gelmeleri iyi bir yol olabilir.Bu sayede bebeğiniz onu inceleme fırsatı bulur ve de ilk adımı o atar.

    Hala daha evi düzenlemediyseniz, bu dönemde fazla vakit kaybetmeden düzenlemeniz iyi olur. Daha şimdiden bardağı yere atıp kırabilir, sıcak çay bardağına elini sokabilir, elektrik fişlerini çekebilir,prizlere elini sokabilir ve daha aklınıza gelmeyecek birçok şekilde kendine zarar verebilir.Bebeğinize zarar verebilecek her türlü nesneyi ortadan kaldırın.

    Gittikçe hareketlendiği için ,bazı sınırlamalar koymanız gerekecek, fakat bunları yapmak istemeyip, direnecektir. Bu sınırlamalar ona disiplin ve olumlu alışkanlıklar kazandırsa da, ondan yapabileceğinden fazlasını istemeyin. Çünkü siz iyi olursanız bebeğiniz de iyi olur ve o da bunu zaten hisseder.

    Bebek Gelişiminde 5. Ay Dönüm Noktaları. Sosyal – Fiziksel – Zihinsel

    • Dikkat çekmek ve etrafındakilerin ilgi odağı olmak için güler ve sesler çıkartır.
    • Artık tepkisini belli eder ve oyuncağını almaya çalışan birine karşı direnir.
    • Sizi,babasını,yakın çevresini tanır fakat yabancı gördüğü insanlara tepki verir.
    • Taklit etmeyi öğrenmiştir en çok yüz ifadelerini taklit eder.
    • Yemek yerken oyun oynamayı çok sever.
    • Oturma Şeklini aldığında başını dengeler ve dik tutar.
    • Ellerini ayaklarını açarak başını kaldırıp “uçak” hareketi yapar.
    • Sallanarak ve dönerek hareket eder.
    • Vücudunu kolaylıkla döndürür.
    • Ayak parmaklarını emer.
    • Nesneleri kavrayıp,tutar,ellerini havaya kaldırır.
    • Birşeye uzanırken göz teması kurar.
    • Kalın bir nesneyi tutar.
    • Elleriyle biberonu kavrar.
    • Sessiz harflerle ,sesli harfleri bir araya getirerek heceler çıkartır (d,b,l,m gibi).
    • Çevresinde olup bitenleri inceler.
    • Eline geçen herşeyi ağzına götürmek ister.
    • Yere düşen bir nesnenin arkasından eğilip bakar.
    • Duyduğu sesleri taklit etmeye çalışır.